(6831 S. K. m. 11)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03.10.2002 gün ve 2002/5447-7563 sayılı bozma karanında özetle: Çekişmeli Cumhuriyet Mahallesi 79 ada 13 sayılı parsel hakkında mera tespitinin iptali ile orman olarak Hazine adına tesciline dair verilen önceki kararın Yargıtay incelemesiyle onanarak kesinleştiği, ancak diğer çekişmeli 28 ada 23 sayılı parsel hakkında orman incelemesinin yetersiz olduğuna işaret edildiği halde, bozma gereklerine uyulmadığı, bu nedenle önceki bilirkişiler dışında üç uzman orman yüksek mühendisi aracılığıyla orman kadastro haritası ve arazi kadastro paftası zemine uygulanarak, 22-23 O.S. noktalarından oluşan orman kadastro hattına göre taşınmazın konumunun belirlenmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra 79 ada 13 parsel hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 28 ada 23 parsel hakkındaki davanın reddine, orman kadastro haritasında 22-23 O.S. noktaları ile oluşan O.S. hattının çekişmeli 28 ada 23 parsel nolu taşınmazı orman sınırları dışında bırakacak şekilde düzeltilmesi için karar kesinleştiğinde ilamın 6831 Sayılı Yasanın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 9. maddesi gereğince işlem yapılmak üzere Orman İşletme Şefliğine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman sınırı içinde kalan tapu kaydının iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 17.09.1993 tarihinde ilan edilip 17.03.1994 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Arazi kadastrosu 17.06.1986 tarihinde kesinleşmiştir.
Mahkemece çekişmeli 28 ada 23 parsel numaralı taşınmazın 1994 yılında kesinleşen 22-23 O.S. hattının dışında kaldığı gerekçesiyle Orman Yönetiminin davasının reddine karar verilmiştir.
Hükme esas alınan 21.10.2004 tarihli uzman bilirkişi M. Y. İlhan ve fen elemanı tarafından hazırlanan raporda kesinleşen orman kadastro haritası ile tutanaklar arasında çelişki bulunduğu, orman kadastro haritası esas alındığında; çizilen kırmızı hatta göre 23 parselin orman alanı içinde, tutanaklar esas alınarak çizilen yeşil hatta göre ise; çekişmeli taşınmazın tahdit dışında kaldığı, harita ile tutanağın çelişmesi halinde; tutanaklardaki tarifin esas alınacağı, buna göre 23 parselin tahdit dışında kaldığının kabulü gerekeceği açıklanmıştır. Bilirkişilerin harita ile tutanağın çeliştiği hallerde tutanaklardaki tariflere göre taşınmazın konumunun belirlenmesi gerektiği konusundaki saptamaları doğrudur. Ne var ki; çalışma tutanağındaki tarif aynen 22 O.S. taşından itibaren sağ taraf orman, sol taraf B. Köylü İ., M. A. Bacak, A. Kırbaş tarlası olmak üzere, bu son tarlanın kuzeydoğuya döndüğü köşeye ağaç kazık üzerine 23 O.S. noktasının tesis edildiği şeklindedir. Mahkemece yapılan keşiflerde M. A. Bacak tarlasının 25 parsel, A. Kırbaş tarlasının ise, çekişmeli 23 parsel olduğu, A. Kırbaş'ın bu parselin eski maliklerinden olduğu, komşu 26, 27, 28 ve 29 parsellerin tümüne uygulanan 195 nolu vergi kaydının da çekişmeli taşınmazın bulunduğu batı yönünü A. okuduğu getirtilen parsel tutanakları ve tapu vergi kayıtlarından anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemenin kabul ettiği gibi 23 nolu O.S. taşının çekişmeli 23 parselin kuzeydoğu sınırında (yeşil hattaki gibi) olduğu kabul edilirse, o zaman hattın tutanakta yazılı olan 25 parsel ile (M. A. Bacak tarlası) uğramadan, daha kuzeyden H. Ay'a ait 26 parsel sınırından geçmesi gerekecektir. Oysa tutanak esas alındığında M. A. Bacak tarlası (25 parsel) ve A. Kırbaş tarlasından (çekişmeli 23 parsel) geçen hat 23 parselin kuzeydoğuya döndüğü köşeye 23 nolu O.S. noktası konduğuna göre, bu durumda, tutanak ve harita birbirini doğrulamakta ve 23 parselde orman tahdidi içinde kalmaktadır. Açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin davasının kabulü ile 23 parselin tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekir.
Diğer taraftan, davanın açıldığı 27.04.1995 tarihi itibarıyla Orman Yönetiminin tahdide itirazı bulunmadığı ve orman kadastro sınırının Yönetim lehine kesinleştiği, temyize konu davanın orman tahdidine itiraz olmayıp, kesinleşen orman kadastro sınırı içinde kalan tapu kaydının iptali ve tescil davası olduğu göz önünde bulundurulmadan Orman Yönetiminin açtığı bu davada, Yönetim yönünden kesinleşen tahdidin düzeltilmesine şeklinde hüküm kurulmuş olması da isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 22.11.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy