(3402 S. K. m. 9, 16)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve müdahil davacılardan Mehmet Y. vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17.12.2004 gün 8414-13316 sayılı bozma kararında özetle: Bayındırlı Köyü 305 parsel, 511.000 m2 yüzölçümüyle otlakiye olarak kadastro sırasında köy tüzelkişiliği adına belgesizden tespit edilmiştir. Mahkemece Orman Yönetimi ile davacılardan Süleyman Dursun D., Ahmet K. ile müdahil D. Mehmet U. ve Ahmet U.'ın davalarının reddine, davacı Ahmet M.'in davasının kabulüne ve fen bilirkişi krokisinde A, B, C ve D harfleriyle belirlenen kesimlerin davacı mirasçıları adına, geriye kalan 328.950 m2'lik bölümün tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Çekişmeli taşınmaz, 1957 tarihli memleket haritasında tarım alanı ve orman olarak değil, otlakiye olarak gösterildiği, kadastro tespiti 1972'de yapıldığına göre, zilyetliğin resmi belgeye aykırı olarak 1957 tarihinden önce başladığı kabul edilemez. Zilyetliğin 1957 tarihinden sonra başladığının kabul edilmesi halinde ise, kadastro tespitinin yapıldığı 1972 yılına kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresi de dolmamıştır. Davacıların dayandığı 51, 84, 102 tahrir numaralı vergi kayıtlarının da sınırları itibariyle bu bölümlere uydukları söylenemez.
Öncesi mera ve otlakiye olan yerde süresi neye ulaşırsa ulaşsın zilyetliğe değer verilemeyeceği düşünülerek davanın reddine karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra Orman Yönetimi, davacı gerçek kişilerce müdahil davacıların davalarının reddine ve dava konusu parselin tespit gibi köy merası olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili ve müdahil davacılardan Mehmet Y. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit ve dava tarihinden sonra 23.12.1982 tarihinde yapılıp eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Sonuç: Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 11.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy