(6831 S. K. m. 1)
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı D., K. Kasabası, Ü. mevkiindeki tapulama dışı bırakılan bağ niteliğindeki taşınmazın uzun yıllardır zilyetliğinde olduğunu, yörede 1995 yılında ilk kez yapılan ve 26.03.2003 - 26.09.2003 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu sırasında, öncesi tamamen orman dışında olan taşınmazın kadastro komisyonu tarafından orman sayılarak orman alanı içinde bırakıldığını, işlemin iptali ile taşınmazın tamamının orman alanı dışına alınmasını istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, 05.06.2006 tarihli krokide (H)=1369,15 m2'lik bölümün orman tahdidi dışına çıkarılmasına, (G) ile gösterilen bölüm tahdit dışında olduğundan hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davalı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; orman bilirkişi raporunda taşınmazın eğiminin % 10-12 arasında olduğu ve memleket haritasında bağlık rumuzlu alanda kaldığını bildirmesine rağmen ve 1981 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında taşlık ve çalılık olarak tapulama harici bırakıldığı, 1981 yılında çalılık olarak tespit dışı bırakılan ve memleket haritasında münhanilerin sık geçtiği ve eğimin yüksek olduğu anlaşılan dava konusu taşınmazın eğimi tereddüde yer vermeyecek şekilde tespit edilerek eğimi % 12'nin üzerinde ise, 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesi kapsamı dışında orman sayılacağının düşünülmemesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Bu nedenle; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; çekişmeli taşınmaza komşu 210, 657 ve 658 parsel tutanakları, davalı iseler dava dosyaları aslı dayanak tapu ve vergi kayıtları getirtilerek keşifte uygulanmalı, 206 nolu parselin dayanağı olan 327 tahrir nolu vergi kaydı da getirtilerek uygulanmalı; nizalı taşınmaz yönünü ne okudukları tesbit edilmeli; taşınmazın eğimi hassas olarak ölçülerek % 12'nin üzerinde ise, 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesi kapsamı dışında orman sayılacağı düşünülmeli; ziraatçı bilirkişiye taşınmazın hangi tarihte imar ve ihya edildiği, bağ omcalarının dikiliş tarihleri, kaç yıldır ziraat arazisi olarak kullanıldığı tespit ettirilmeli; mahalli bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu sorulup tespit edilmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 27.11.2006 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy