20. Hukuk Dairesi 2006/9401 E., 2006/11690 K. ÇEKİŞMELİ TAŞINMAZ TAPUSUZ TAŞINMAZ
4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 713 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Karayolları Genel Müdürlüğü ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği H…
…… Köyünde bulunan toplam iki parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, 16.02.2005 tarihli fen bilirkişi raporunda 1 ve 2 numarayla gösterilen sırasıyla 4363.76 m2 ve 8669.32 m2 yüzölçümündeki taşınmazların davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan Karayolları Genel Müdürlüğü ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu ile bu güne kadar genel arazi kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
Tüm dosya kapsamı, uzman bilirkişi raporları ve toplanan delillerden dava konusu olan 1 nolu taşınmazın yörede yapılan kamulaştırma işleminde 49 nolu parsel olduğu, 4363.76 m2 iken 1228.10 m2'lik bölümünün yola terk edildiği, 2 nolu taşınmazın ise, kamulaştırma işleminde 52 nolu parsel olduğu, 8669.32 m2 iken 524.30 m2'lik bölümünün yola terk edildiği, halen yol olan bölüm dışındaki alanlarda buğday ekili olduğu, her iki taşınmazın tamamının resmi belgelerde açık alanda kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu, davacıya babasından kaldığı ve halen davacının zilyet bulunduğu anlaşılmakta ise de, davacı, 19.04.2002 havale tarihli dilekçesinde hudutlarını belirttiği iki adet taşınmazın kendisine murisinden kaldığını, taşınmazlardan Geyve - Taraklı karayolunun geçtiğini, bu taşınmazlar nedeniyle kamulaştırmasız el atma davası açacağını belirterek el koyma tarihi itibarı ile mülkiyetin kendisine ait olduğunun tesbiti ile taşınmazların kendi adına tapuya tescilini talep etmiştir.
Buna göre; dava, uzman fen bilirkişi raporunda 1 ve 2 no ile gösterilen taşınmazlarda yol olarak gösterilen sarıya boyalı 1228.10 m2 ve 524.30 m2'lik bölümlerin mülkiyetinin tesbitine yönelikolarak açılmıştır. Mahkemece, istekle bağlı kalınarak sadece dava konusu olan sarıya boyalı yol olarak bırakılan 1228.10 m2 ve 524.30 m2'lik bölümler ile ilgili olarak mülkiyetin tesbiti yolunda hüküm kurulması gerekirken, istek dışına çıkılarak yol olarak bırakılan sarıya boyalı olanlar haricinde kalan yerlerin de dava konusu olduğu kabul edilerek tescilleri yolunda hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine ve Karayolları Genel Müdürlüğünün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Karayolları Genel Müdürlüğüne iadesine 21/09/2006 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy