20. Hukuk Dairesi 2007/14620 E., 2007/14504 K. İSKAN SURETİYLE VERİLEN ARAZİ ORMAN KADASTROSUNA İTİRAZ YOLSUZ TESCİL
4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 1023 ] 2510 S. İSKAN KANUNU (MÜLGA) [ Madde 19 ] 2510 S. İSKAN KANUNU (MÜLGA) [ Madde 21 ] 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 12 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
1968 yılında yapılan kadastro sırasında P... Köyü 354 parsel sayılı 3.900 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Kasım 1946 tarih 116 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile Ali adına tespit edilmiş ve satış yoluyla davalı Kadir'e geçmiştir. Davacı Orman Yönetimi; çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığı, orman rejimi dışına çıkarılmadığı, taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili ve davalının elatmasının önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ve davalının elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmaz hakkında daha sonra yolsuz olarak oluşturulan tapu kaydının iptali ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 28.06.1940 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 1951 yılında 5653 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1968 yılında genel arazi kadastrosu, 15.06.1988 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı Yasa'nın 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda; çekişmeli taşınmazın 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre 1939 yılında yapılıp 28.06.1940 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu sonucu oluşan ve Temmuz 1945 tarih 39 numarada Hazine adına tescil edilen orman tapu kaydı ve dayandığı orman sınırlama haritası içinde kaldığı, 1951 yılında 5653 sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılmayarak yine orman sınırları içinde bırakıldığı, davacının dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmaz, kesinleşen ve tapuya tescil edilen orman kadastro sınırları içinde iken 2510 sayılı Yasa uyarınca iskan yoluyla yolsuz olarak oluşturulduğu, üzerinde halen laden, funda, akçakesme ve mazı meşesi gibi orman ağaçları ile kaplı, eylemli orman olduğu, orman sınırları içinde kalan veya orman sınırları dışına çıkartılan alanlarda tapulu yerlerle ve iskan suretiyle verilen yerlerin hak sahipleri adına tespit ve tescilini öngören 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 45. maddesi ile getirilen hükümlerin, Anayasa Mahkemesi'nin 01.06.1988 gün ve 1987/31-13 sayılı ve 14.03.1989 gün 1988/35-13 sayılı ve 13.06.1989 gün 1989/7-25 sayılı kararları ile iptal edildiği, 2510 sayılı Yasa'nın 21. maddesinde ormanların dağıtılacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığından, 1940 yılında kesinleşen orman sınırları içinde kalmaya halen devam eden yer hakkında 1946 yılında iskan yoluyla oluşturulan tapu kaydının yolsuz tescil niteliğinde olması nedeniyle, HGK'nın 19.02.2003 gün 2003/20-102-90 sayılı kararında kabul edildiği gibi, hiçbir zaman sahibine mülkiyet hakkı kazan-dıramayacağı ve özde kamu malı olan taşınmazın hukuksal niteliğini değiştirmeyeceği, Medeni Yasa'nın kabul ettiği sisteme göre tescilin geçerli olabilmesi ve mülkiyet hakkının doğması için geçerli bir hukuksal nedene dayanılmasının zorunlu olduğu, kişiye ait tapu kaydı geçerli hukuksal nedene dayanmadığından bu tapu kaydına değer verilemeyeceği, kamu malı ve orman niteliğindeki taşınmazlarda; Medeni Yasa'nın 1023. (931) maddesinde yazılı iyiniyet ve tapuya güven ilkesinin ve HGK'nın 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 ve 18.10.1989 gün 1-419/528 sayılı kararlarında kabul edildiği gibi 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 12/3. maddesinde anılan 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanamayacağı gözönünde bulundurularak Orman Yönetimi'nin davasının kabulü ile tapu kaydının iptaline ve orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün (ONANMASINA), onama harcının temyiz edene yükletilmesine 15.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy