20. Hukuk Dairesi 2007/8766 E., 2007/10249 K.
ÇEKİŞMELİ TAŞINMAZ
ELATMANIN ÖNLENMESİ
İFRAZ
TAPU İPTALİ
6831 S. ORMAN KANUNU [ Madde 16 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Hükmüne uyulan Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 21.10.2004 tarih 11398-11710 sayılı bozma kararında özetle: "Çekişmeli Sultan Orhan Mahallesi 75 ada 76 sayılı parsel hakkında açılan elatmanın önlenmesi davasında uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olduğu gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmişse de, Hazinenin tapu ile paydaş olduğu taşınmazda mülkiyet hakkına dayanarak dava açtığı, davanın T.M.Y.'nın 683. ve devam eden maddeleri gereğince adli yargıda görülmesi" gerektiğine işaret edilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesine ilişkindir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazın tapu kaydında pay sahibi olan hazine tarafından davalı aleyhine 2000-2001 yılları arasındaki dönem için 43000 m2 yerin kullanılması nedeniyle ecrimisil ihbarnamesi düzenlenmişse de, sonradan sözkonusu sahanın orman içinde kalması nedeniyle ecrimisil tahsilinden vazgeçildiği ve buna ilişkin 14.02.2002 tarihli düzeltme ihbarnamesi düzenlendiği bu durumda hazinenin dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece çekişmeli Sultan Orhan Mahallesi 75 ada 76 parsel sayılı taşınmazın son tapu kaydı ve yörede yapılan orman kadastro çalışmalarına ait belgeler getirtilmemekle birlikte aynı taşınmaz hakkında yakın tarihlerde dairede temyiz incelemesi yapılan Gebze Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 2004/98, 1992/665 ve Asliye (2) Hukuk Mahkemesinin 1994/42 sayılı dosyalarına gelen belgelerden çekişmeli taşınmazın 75 ada 42 sayılı parselin ifrazından oluştuğu ve 1944 yılında 3116 Sayılı Yasa hükmüne göre yapılıp kesinleşen Sığırlık ve Taşkaldıran Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, 1982 yılında orman idaresince yapılan aplikasyon işleminin kesinleştiği ve bundan sonra çekişmeli 75 ada 76 numaralı parselin beyanlar hanesine orman olduğu konusunda şerh konulduğu, 6831 Sayılı Orman Yasasının 16. maddesi gereğince "Devlet Ormanları hudutları içinde, mevzu hükümlere göre maden ocakları araştırma veya işletme ruhsatnamesi ve imtiyazı verilebilmesi için Ziraat Vekaletinin (şimdi Çevre ve Orman Bakanlığı) mufavakatının alınmasının şart olduğu, ruhsatname veya imtiyaz almış olanlarla, ruhsatname veya imtiyaz alacakların işe başlamadan evvel çalışma sahalarını orman idaresine haber vermeye ve ormana zarar gelebilecek hallerde, Orman İdaresinin göstereceği tedbirleri almaya ve yapmaya mecbur olduğu" yine aynı yasanın 18. madde hükmüne göre "Devlet Ormanları sınırları içinde veya bu orman sınırlarına bir kilometreye kadar olan yerlerde taş, kum ve toprak alınması ve tesis kurulmasının Orman Genel Müdürlüğünün iznine bağlı olduğu" bu maddelere aykırı davranmanın aynı Yasanın 92 ve 94. maddesinde anılan suçları oluşturacağı, orman alanı üzerinde taş ve mıcır ocağı açma konusunda Enerji ve Tabi Kaynaklılar Bakanlığından alınan ruhsatların 6831 Sayılı Orman Yasası hükümleri ile ilgisinin bulunmadığı ve dolayısıyla Hazineyi bağlamayacağı, Hazine ve Orman Yönetimi ile şirket yada ruhsat sahipleri ile ayrıca kira sözleşmesi yapılması gerektiği sözü edilen yasal düzenlemeler göz önünde bulundurularak 75 ada 76 parselde faaliyet gösteren başka bir şirket hakkında Hazinenin elatmasının önlenmesi ve tazminat isteği konusunda Gebze Asliye (1) Hukuk Mahkemesinde açtığı davanın bu mahkemenin 26.07.2005 gün ve 2004/98- 2005/408 kararı ile kabul edildiği ve kararın dairenin 06.06.2006 gün ve 4694-8021 sayılı kararı ile onandığı ve yine orman olan taşınmazda kişiler adına kayıtlı pay tapularının iptali istemiyle açılan davaların kabul edilerek 76 ada 75 sayılı parselin orman niteliği ile Hazine adına tescile ilişkin Gebze Asliye (1) Hukuk Mahkemesi 25.02.2005 gün 92/665-84 ve Asliye (2) Hukuk Mahkemesi 21.04.1994 gün 94/42-211 sayılı kararlar bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı Hazinenin orman olan taşınmazda haksız işgal tazminatı tahsil edilmemiş olmasının taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kalması ve orman olma olgusunu değiştiremeyeceği gibi, ormanların mülkiyetinin Hazineye ait olması nedeniyle Hazinenin mülkiyet hakkından kaynaklanan tüm davaları ve temyize konu davayı da açmakta aktif dava ehliyeti ile hukuki yararının bulunduğu gözönünde bulundurularak yukarıda yazılı Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 1992/665 ve Asliye (2) Hukuk Mahkemesinin 1994/42 sayılı tapu iptali kararlarının kesinleşmesi sonucu dava konusu 75 ada 76 sayılı parselin kişiler adına olan pay tapu kayıtlarının iptal edilip edilmediği Tapu Sicil Müdürlüğünden sorularak tapu kaydının yeni hali ile getirtilmesi kesinleşen kararların tapuda infazı bu güne kadar yapılmamışsa, davacı Hazine vekiline infazı sağlaması için önel verilerek tapu kaydı yeni haliyle getirtilip dosyaya konması; bundan sonra, davacı Hazinenin davası incelenip, taraf delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 11.07.2007 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy