(6831 S. K. m. 2) (2924 S. K. m. 3) (HGK. 2003/20-102 E. 2003/90 K.)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine vekili, tapuda davalılar adına kayıtlı A.......Köyü 957 parselin 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığını belirterek taşınmazın tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tescilini istemiş, mahkeme davanın kesin hüküm nedeniyle reddine dair verilen karar Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1984 yılında 2896 Sayılı Yasaya göre yapılıp 26.07.1986 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ile 1980 yılında kesinleşen arazi kadastrosu vardır.
Kadastro sırasında çekişmeli taşınmaz, belgesizden 4080 m2 meyve bahçesi niteliğiyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı orman yönetiminin taşınmazın orman sayılan yer olduğu iddiasıyla davalılar aleyhine açtığı dava sonunda Kocaeli Tapulama Mahkemesinin 18.03.1986 gün 1983/1563-1986/159 sayılı kararıyla davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tesciline dair verilen karar 7. Hukuk Dairesi'nin 1986/10231 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Mahkemece, hiçbir araştırma yapılmadan, kesinleşen Tapulama Mahkemesi dosyasında çekişmeli taşınmazın orman olmadığının belirlenmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sözü edilen Tapulama Mahkemesi'nin 1983/1563 sayılı davasının 31.08.1983 günü açıldığı, bu davanın yargılaması sırasında 08.10.1984 günlü işe başlama tutanağı ile başlayan orman kadastro çalışmalarının 26.07.1985 günü ilana çıkarıldığı, bu çalışmada çekişmeli taşınmazın Gürgenliktepe Devlet Ormanı olarak sınırlandırılarak, aynı anda 2B madde sahasında bırakıldığı anlaşılmaktadır. Orman yönetimi tarafından Tapulama Mahkemesi'nde orman savına dayalı dava açıldığı ve yargılama sırasında orman kadastrosunun başlaması nedeniyle davanın aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz olarak görülmesi gerektiği halde Tapulama Mahkemesi tarafından bu konuda yeterli araştırma yapılmadan ve taşınmazın öncesinin orman olup olmadığı araştırılmadan davanın reddine karar verilmiştir. Tapulama Mahkemesi kararında Hazine taraf olmadığına ve dava nedeni değişik olduğuna göre kesin hüküm kurallarının oluştuğundan söz edilemez. Temyize konu dosyada yöntemine uygun olarak yapılan araştırmaya göre çekişmeli taşınmazın öncesinin orman olduğu ve halen kesinleşen 2B sahasında kaldığı açıktır.
Sonuç: O halde, çekişmeli taşınmazın öncesi itibarıyla orman olduğu, genel arazi kadastrosu yoluyla oluşan tapu kaydının yasal değerinin bulunmadığı, kamu malı olan orman niteliğindeki taşınmazlar hakkında, özel mülklerin bağlı olduğu yasa hükümlerinin uygulanamayacağı, bu nedenle, tapu kaydı geçerli hukuki sebepten yoksun olduğundan, yasanın koruyuculuğu altında bir kayıt olarak değerlendirilemeyeceği, öncesi orman olan taşınmazın tapuya tescil edilmiş olmasının yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu ve malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı H.G.K. 19.02.2003 gün 2003/20-102-90 sayılı kararı) bu tür taşınmazların Hazine adına tescil edilmesinde 2924 Sayılı Yasanın 3. maddesi hükümlerine göre yasal zorunluluk bulunduğu ve H.G.K.'nun 21.02.1990 gün ve 1989/1-700-101 ve 18.10.1989 gün 1-419/528 sayılı kararında belirtildiği gibi hiçbir süreye bağlı kalmadan açılacak dava sonucu tapunun iptal edilebileceği göz önünde bulundurularak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kesin hüküm bulunduğu ileri sürülerek davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz olup Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile usul ve yasaya uygun olmayan hükmün BOZULMASINA 10.02.2009 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy