(4721 S. K. m. 713) (6831 S. K. m. 1, 3, 4, 17, 23, 25) (3402 S. K. m. 17) (2709 S. K. m. 169) (6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmelik m. 34) (YHGK. 28.05.2008 T. 2008/20-393 E. 2008/403 K.) (YHGK. 28.06.2008 T. 2008/20-395 E. 2008/405 K.) (YHGK. 09.07.2008 T. 2008/20-486 E. 2008/487 K.) (YHGK. 09.07.2008 T. 2008/20-487 E. 2008/488 K.)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine ve orman yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 01.07.2004 gün 2445-6998 sayılı bozma kararında özetle: Yapılan araştırmanın yeterli olmadığı, bu nedenle Örcün Köyünde bulunan taşınmaz hakkında üç orman mühendisi bilirkişi marifetiyle memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafı uygulanması, 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2 maddesinin göz önünde bulundurulup orman içi açıklığı olup olmadığının belirlenmesi, komşu taşınmazların da davalı olup olmadıklarının araştırılıp fen bilirkişiler marifetiyle kadastro paftası üzerinde gösterilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişilerin 19.03.2007 günlü raporda (A) harfi ile gösterilen 2661 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tarla niteliği ile davacı Mustafa adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve orman yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dara dilekçesindeki açıklamaya göre dava, T.M.Y.'nın 713. maddesine göre tescil istemi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
İncelenen dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı gereği yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre davacı adına tescile karar verilen bölüm hakkında delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmüştür.
Şöyle ki; davalı orman idaresi taşınmazın muhafaza ormanı sınırı içinde orman sayılan yer olduğunu ve bu haliyle zilyetlikle kazanılamayacağını, davalı Hazine de taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığını, bu nedenle davanın reddini istemiştir. Çekişmeli taşınmazlar 1955 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında bitişikteki orman alanları ile birlikte çalılık, fundalık ve dağlık olarak tespit harici bırakılmışsa da, bu tarihten önce 1953 yılında çekilen hava fotoğrafından bütünlemesi yapılan 1957 tarihli memleket haritasında, çekişmeli taşınmaz ve etrafının 5-15 metre boyunda iğne yapraklı orman ağaçları ile kaplı olarak göründüğü gibi, komşu taşınmazların bu nitelikte olduğu keşif sırasında hakim gözlemi ile belirlenip keşif tutanağına da yazıldığı, bitişikteki ormanın bir parçası ve onun devamı olan yerlerin bir bölümünün memleket haritasında çalılık olarak görülmesinin bu yerlerin orman olmadığının kanıtı olamayacağı bu yerlerin bitişik ormanın devamı olması nedeniyle ormana bitişik çalılıkların ormandan ayrı düşünülemeyeceği, gerçeğin kendisi olan 1953 tarihli hava fotoğrafı karşısında 1955 yılında kadastro ekibinin çekişmeli taşınmazı ve bitişikteki 5-15 metre boyundaki orman ağaçları ile kaplı yerleri çalılık, dağlık olarak nitelendirmesine değer verilemeyeceği, 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi; orman içi açıklıkların kişiler adına tescilini yasakladığı, dava konusu taşınmazın Toros Dağlarının güney yamacında bulunduğu, bu bölgede konumları aynı olan birçok taşınmaz hakkında 2000 yılından sonra Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından Seyhan Baraj Gölü üzerine Doğu ve Batı su isale köprülerinin yapımına başlanması ve Adana il merkezinden bu ormanlara ulaşım olanağının doğması ile birlikte yüzlerce tescil davası açıldığı bir dava dosyasında davacı olan kişinin bir başka dosyada tanık ya da bilirkişi olarak dinlendiği, ya da bir dosyada tanık ve bilirkişi olarak görev yapan kişinin başka bir dava dosyasında davacı konumunda olduğu, Karaisalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nce aynı bölgede ve aynı konumdaki taşınmazların kişiler adına tesciline dair verilen kararları, bu gerekçelerle bozan Daire kararlarına karşı, aynı mahkemenin verdiği 15.06.2006 gün, 2005/241 - 546 sayılı, 22.05.2007 gün ve 2007/139-148 sayılı, 22.05.2007 gün 2007/132 - 149, 2007/133 - 152 ve 2007/136 - 147 sayılı direnme kararlarının, sırasıyla Hukuk Genel Kurulu'nun 27.12.2006 gün, 2006/20 - 814 - 822, 23.01.2008 gün 2007/20 - 966 - 19, 28/05/2008 gün 2008/20 - 393 - 403, 2008/20 - 394 - 404 ve 2008/20 - 395 - 405 sayılı kararları ile yine diğer konudaki diğer üç kararının H.G.K.'nun 09.07.2008 gün ve 2008/20-486 E. - 487 E. - 488 E. sayılı kararları ile daire kararında belirtilen nedenlerle bozulduğu, Karaisalı ilçesinden bu bölgede temyiz incelemesi yapılması için Daireye gönderilen dava dosyaları içindeki bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmazların bulunduğu köydeki ormanlar dahil olmak üzere Karaisalı, Dörtler, Kaşoba, Memişli, Pirili, Örcün Köylerindeki ormanları içine alan Kırıklı-Dörtler Muhafaza Ormanı haritasında gösterilen Doğusu; Seyhan Baraj Gölü, Batısı; Solbaş-Çatalan Yolu, Kuzeyi; Makam Sırtı - Cümbüşün Çiri Tepe - Bulgur Dağı - Kaşobo - Püren Dağı -Narlı Koca Tepe - Naipler Mahallesi - Çatalan Yolu, Güneyi; Seyhan Baraj Gölü -Çakıt Çayı ile çevrili saha içindeki ormanların sürekli muhafaza ormanı olarak ayrıldığı 13.08.1984 günlü Resmi Gazete'de yayınlanan Muhafaza Ormanlarının Ayrılması ve İdaresi Hakkında Yönetmeliğin; Sürekli Ayrılma başlıklı 3. maddesi aynen;
Sürekli Ayrılma:
Madde 3- Bir ormanın, maki ve fundalığın veya sahipli yerin sürekli olarak muhafaza ormanına ayrılabilmesi için bu alanların:
a) Çığ, arazi kayması ve erozyon nedeni ile bir afetin oluşması muhtemel yerlerde bulunması,
b) Yerleşim merkezlerinin çevre sağlığını olumlu yönde etkilemesi,
c) Kara ve demiryolları ile yerleşim yerlerini toz ve kum fırtınalarına karşı korunması,
d) Baraj, göl ve nehir yataklarının dolmasını engellemesi,
e) Yurt savunması için korunmasının zorunlu görülmesi,
f) Muhafaza ormanlarının tamamlanması için bunlara eklenmesi lazım gelen sahipli yerlerden olması, esas ve şarttır.
Öncelik:
Madde 4- Bir ormanın, maki ve fundalığın veya sahipli yerin sürekli olarak muhafaza ormanına ayrılabilmesi için 3. maddedeki şartlardan en az birinin mevcudiyeti yeterlidir. Bu şartlardan hepsini veya birkaçını bünyesinde toplayan yerler muhafaza ormanına ayrılmada öncelik kazanır hükümlerinin bulunduğu,
Davaya konu taşınmazların içinde bulunduğu sürekli muhafaza ormanı olarak ayrılmasına ilişkin 23.11.2000 günlü raporda, yönetmelikte belirtilen koşullardan;
1- Seyhan Baraj Gölü kenarında ve Seyhan Barajı'nın su toplama havzası içinde olması,
2- Halen Adana Büyükşehir Belediyesi'ne yapılan içme suyu isale haltı projesinde yer alan ve inşaatı devam eden Doğu ve Batı su isale köprülerinin yapımı ile Büyükşehir Belediyesi mücavir alanına irtibatlandırılması nedeniyle ormana olan baskının azaltılması,
3- Seyhan Baraj Gölü'nün ve nehirin dolmasının engellenmesi,
4- Su korunma alanı olarak planlamaya konu edilen ve muhafaza ormanı içinde kalan ormanların çevre sağlığının iyileştirilmesine ve sürdürülebilirliğine daha etkin katkıda bulunması amacıyla 6831 Sayılı Yasanın 23. maddesi gereğince KIRIKLI - DÖRTLER MUHAFAZA ORMANI ismi ile DEVAMLI (SÜREKLİ) MUHAFAZA ORMANI olarak ayrılmasının gerektiğinin bildirildiği ve 23.11.2001 günlü bu raporun, Orman Genel Müdürlüğü'nün 23.01.2002 günlü teklifi ile Bakanlık makamına sunulduğu ve Orman Bakanlığı'nın 31.02.2002 gün ve 1 sayılı oluru ile kabul edilerek DEVAMLI (SÜREKLİ) MUHAFAZA ORMANINA ayırma olgusunun kesinleştiği, muhafaza ormanına ayırma işleminin yukarıda isimleri yazılı köyler ile komşu köylerin tümünde ilan edildiği muhafaza ormanına ayırmaya ilişkin 23.11.2001 günlü raporun 3/5 maddesinde muhafaza ormanı içerisinde münferit ve dağınık halde bulunan ve muhafaza ormanı bütünlüğünü bozan, özel şahıs arazileri kamulaştırılmalı, Hazine arazileri ise ağaçlandırılmak üzere tahsisi talep edilmelidir şeklinde açıklamalarda bulunulduğu, 6831 Sayılı Yasanın 3, 4, 23 ve 25. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde muhafaza ormanları ile milli parkların aynı hukuki konumda oldukları H.G.K.'nun milli parklar konusunda oybirliği ile verdiği 09.11.1988 gün ve 1988/8-542-893 sayılı kararında orman rejimine alınan bu tür yerler için sonradan tapu alınamayacağının kabul edildiği, milli park ve muhafaza ormanı olarak ayrılma işleminin başlı başına o taşınmazı orman rejimi içine alma işlemi olduğundan, tapuda kaydı bulunmayan taşınmazların o yerde yapılıp kesinleşen orman sınırı dışında bırakılmış olsa ya da o yerde hiç orman kadastrosu yapılmamış olsa dahi orman niteliğinin devamı başlıklı 1984 tarihli yönetmeliğin 38 ve 1986 tarihli yönetmeliğin 31 ve son olarak çıkartılan ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliği'nin 34. maddesinde 6831 sayılı Orman Yasasının 1. maddesine göre, orman sayılan yerlerdeki yanan orman alanları, muhafaza ormanları, milli parklar, izin ve irtifak hakkı tesis edilen ormanlar, orman olarak kamulaştırılan ve orman rejimi içine alınan yerler, orman sayılan yerlerden olma özelliğini korurlar hükümleri gereğince orman sayılacağı. Seyhan Baraj Gölü su toplama havzası ve koruma sahasında kalan bir taşınmazın tek başına korunacak yer niteliklere sahip olmadığından, gölün çevre ve ekolojik değerler ile birlikte bir bütün olarak korunmasının esas alacağı, somut olaya bu açıdan bakıldığında Seyhan Baraj Gölünün çevresinin bir bütün olarak muhafaza ormanı niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği, 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve Anayasa'nın 169. maddesi gereğince ormanların imar ihya ve zilyetlik yolu ile kazanılma olanağının da bulunmadığı, bu gerekçelerle davacı kişilerin tescil davasının reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine ve orman yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile dava konusu taşınmaz zilyetlikle kazanılacak yer olmaması nedeniyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer konuların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran orman yönetimine iadesine 10.10.2008 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy