(3402 S. K. m. 4) (1086 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasındaki orman ve arazi kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro Yasasının 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi gereğince yapılan orman kadastrosu sırasında Kızılseki Köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı Ali Usta, bu parselin içerisinde kalan ve zilyetliğinde bulunan toplam 13 dönüm yerin orman sayılmayan yerlerden olduğunu ileri sürerek orman sınırları dışına çıkartılmasını istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen 1397.32 m2 ve (C) ile gösterilen 4.470.30 m2 yüzölçümündeki yerlerin orman kadastro sınırları dışına çıkarılmasına, (A) ile gösterilen yer ile ilgili talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman ve arazi kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Davacı, orman niteliği ile Hazine adına tespit edilen 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının orman sayılmayan yerlerden olduğunu ileri sürerek orman sınırlamasının iptalini istediğine göre, dava aynı zamanda kadastro tesbitine de itiraz niteliğindedir. Kadastro davalarında husumetin tesbit malikine yöneltilerek açılması gerekir. Husumet davanın görülebilme koşulu olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir. Ormanların mülkiyeti Hazineye, faydalanma ve koruma hakkı Orman Genel Müdürlüğüne aittir. Bu nedenle; bu tür davalarda husumet, Orman Yönetimi ile birlikte Hazineye de yöneltilmelidir. Aynı gün temyiz incelemesi yapılan ve dava konusu Kızılseki Köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkında Dairenin 2008/9286, 9287, 9288 ve 9290 sayılı dosyalarında aynı parsele yönelik olarak açılan bu davaların ayrı ayrı görüldüğü ve davanın hem arazi hem de orman kadastrosuna itiraz davası olduğu, kadastro mahkemesinin düzenli sicil oluşturmakla görevli olduğu düşünülmeden sadece orman sınırlamasına itiraz ile ilgili karar verilip dava konusu taşınmazla ilgili sicil oluşturulmayarak kararın infazı sırasında tereddüt yaratıldığı anlaşılmaktadır. O halde; mahkemece Hazine davadan haberdar edilerek taraf teşkili sağlanmalı, 101 ada 1 parselle ilgili açılan tüm davaların numaraları Kadastro Müdürlüğünden sorularak varsa bu davalar H.Y.U.Y.'nın 45. maddesine göre birleştirilmeli ve tüm kanıtlar toplandıktan sonra doğru ve düzenli sicil oluşturacak şekilde hüküm kurulmalıdır. Açıklanan bu hususlar gözetilmeksizin yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer konuların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı Orman Yönetimine iadesine, 04.11.2008 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy