20. Hukuk Dairesi 2009/13449 E., 2009/15771 K. HAZİNE YÖNÜNDEN GÜÇ ORMAN YÖNETİMİNİ BAĞLAYACAK KESİN HÜKÜM
"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar S...., R.... ve G..... K...., S..... K....... ve F.... Y..... vekili ile Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine 03.03.2008 tarihli dilekçesiyle, E…
…… Köyü, A…
….. mevkii 56 sayılı parselin 11248.66 m2 bölümünün, 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisindeyken, 1993 yılında yapılan ve kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde olduğu göz önünde bulundurulmadan 1953 yılında yapılan genel kadastro sırasında tapu kaydı ile gerçek kişiler adına tesbiti kesinleşen taşınmazın ifrazıyla dava konusu parselin davalılar adına tapu kaydı oluşturulduğunu, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE karar verilmiş, hüküm davalılar S...., R.... ve G..... K...., S..... K....... ve F.... Y..... vekili ile Hazine tarafından edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine kesinleşen 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1942 yılında 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 1993 yılında yapılıp 10.11.1993 tarihinde ilan edilerek 11.05.1994 tarihinde kesinleşen, aplikasyon, sınırlaması yapılmamış ormanlarda 4785 sayılı yasa hükümleri gözetilerek orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması mevcuttur.
E…
….. (Kürkçüler ) Köyü A…
….. mevkii 56 parsel sayılı 12400 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 1954Ş yılında yapılan tapulamada, kazandırıcı zamanaşımı zilyetiği nedeniyle R…
…., H…
…. İ…
…., A.. O…
…., M..... ve Yusuf K.... adlarına tesbit edilmiş, Ş.... M…
….. ve paydaşlarının itirazı tapulama komisyonunca Tapulama Mahkemesine gönderilmiş, davaya Orman Yönetimi katılmış, davanın reddine ve taşınmazın davalılar R…
…., H…
…. İ…
….., M..... ve Y…
… K.... adlarına paylı olarak tesciline ilişkin Tapulama Mahkemesinin 28.06.1967 gün ve 1965-96-162 sayılı kararının, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 28.06.1967 gün ve 1967/6260-8005 sayılı kararı ile onandıktan sonra kesinleşmesiyle tapuya kayıt edilmiştir.
Kesinleşmiş orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalarını uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 11248,66 m2 bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenmişse de, Yörede 1953 yılında yapılan arazi kadastro çalışmasında, çekişmeli 56 sayılı parselin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle M…
….. Mirasçıları R…
…. K…
… ve arkadaşları adına tesbit edildiği, Ş.... M…
….. ve paydaşlarının tapu kaydına tutunarak tesbite itiraz davası açtıkları, Orman Yönetiminin ise taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı savıyla davaya katıldığı, çekişmeli taşınmazın kısmen kesinleşmiş orman tahdidi sınırları içindeyse de, Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.07.1960 gün ve 1957/223-264 sayılı kararı ile tahdidin iptal edildiği, davacı gerçek kişilerin tutunduğu tapu kaydına değer verilemeyeceği gerekçesiyle davaların reddine ilişkin, Tapulama Mahkemesinin 28.06.1967 gün ve 1965-96-162 sayılı kararının, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 28.06.1967 gün ve 1967/6260-8005 sayılı kararı ile onandıktan sonra kesinleştiği, kesinleşen bu kararın, çekişmeli parselin orman sınırları dışında olduğuna ilişkin, Orman Yönetimini bağlayacak kesin hüküm, Hazine yönünden ise güçlü delil oluşturacağı göz önünde bulundurularak, Hazinenin davasının reddine ve buna göre yargılama giderleri ile vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının REDDİNE, aynı nedenlerle davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatıran gerçek kişilere iadesine 27/10/2009 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy