(6831 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Yörede 1998 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında Yalımkaya Köyü 136 ada 124 parsel s. 6006112 m2 yüzölçümündeki taşınmaz orman niteliğinde Hazine adına; 112 ada 65 parsel s. 1100 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise bahçe niteliği ile 2/B madde uygulaması sebebiyle Hazin adına tesbit ve tescil edilmiş, beyanlar hanesinde M. Ö. zilyetliğinde olduğu şerh verilmiştir.
Orman Yönetimi; Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davada, çekişmeli yerin kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde kaldığı ve 2/B madde uygulamasına da konu olmadığını ileri sürerek tapusunun iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescili, kişi lehine verilen zilyetlik şerhinin iptalini istemiştir. Mahkemece; davanın yanlış parsele yöneltildiği, keşif sırasında mahkeme heyetine gösterilen yerin dava konusu edilen 122 ada 65 parsel değil, 136 ada 124 numaralı orman parseli olduğu gerekçesi ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bu karar Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu Yalımkaya Köyünde ilk orman kadastrosu 1947 yılında yapılıp kesinleşmiştir. Daha sonra 3402 S. Kanunun 4. maddesi hükmüne göre aplikasyon ve 2/B madde uygulaması yapılmış, arazi kadastrosu ile birlikte kesinleşmiştir.
Dosya içeriğinden, özellikle bilirkişi rapor ve krokilerinden çekişmeli 122 ada 65 s. parselin dört tarafının ormanla çevrili olduğu, içerisinde 30 yaşlı erik ve kavak ağaçları bulunup toprağının ormana yakın bölümlerde esmer renkli orman toprağı niteliği taşıdığı, yörede 3402 S. Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılan 2/B madde uygulamalarında çekişmeli yerin bu çalışmaya konu edilmeyip orman sınırları içerisinde bırakıldığı, buna rağmen kadastro ekiplerince 2/B madde alanında imiş gibi tespit tutanağı düzenlenip Hazine adına tapuya tescil edildiği ve davalı M. Ö. lehine şerh verildiği, paftasında da 2/B madde uygulama alanında değil, orman sınırları içerisinde işaretlendiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan bu duruma göre yer, halen kesinleşen orman kadastro sınırları içindedir ve 2/B madde uygulamasına konu değildir. Zeminde taşınmazın farklı bir yerde bulunması ve paftasında yanlış yerde gösterilmiş olması taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde orman sayılan yer olduğu olgusunu değiştirmez. Kaldı ki, bu yer için Orman Yönetimince her zaman el atmanın önlenmesi davasının açılması da olasıdır. Açıklanan sebeplerle yönetimin davasının kabulü ile tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına biçiminde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle; davacı Orman Yönetimi temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istem halinde yatırana iadesine 09.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy