(3402 S. K. m. 4, 16) (1086 S. K. m. 259, 265)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında, Araman Köyü 119 ada 47 parsel s. 12836,72 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, hali saha tesisi ve bahçe niteliği ile, 124 ada 2 parsel s. 701,85 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe niteliği ile ve 124 ada 4 parsel s. 1292,01 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe niteliği ile belgesizden kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanılarak davalı köy tüzelkişiliği adına tespit edilmiştir. Hazine, taşınmazların Hazine tapusu içerisinde kaldığı ve idari yoldan oluşan tapu kayıtlarında hali arazi niteliğinde gözüktüğü iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi köy tüzel kişiliği adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu 5304 S. Kanun ile değişik 3402 S. Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli taşınmazlar orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; davacı Hazine, 124 ada 3 parsele uygulanan 23.01.1992 gün 1 no.lu idari yoldan oluşan tapu kaydı ile 119 ada 48 parsele uygulanan 23.03.1984 gün 28 no.lu idari yoldan oluşan tapu kayıtlarının dava konusu parselleri içine aldığı, bu tapu kayıtları dava konusu parselleri kapsamasa bile tapu kayıtlarının oluştuğu tarihte bu kayıtların çekişmeli taşınmazların bulunduğu alanların hali arazi olarak gösterdiği iddiası ile dava açmıştır. 23.01.1992 günlü tapunun 1992 yılında 23.03.1984 günlü tapunun da 1984 yılında 1251 S. Kanun hükümleri gereğince idari yoldan oluştuğu anlaşılmaktadır. Her iki tapu kaydının da tescile esas krokileri dosyada mevcut olup mahkemece mahallinde yapılan keşif sırasında tescil krokileri uygulanmamış, fenni bilirkişi tarafından tescil krokileri ile kadastro paftası çakıştırılarak çekişmeli taşınmazların tescil krokileri içerisinde kalıp kalmadığı veya tescil krokilerine göre hali arazi olarak gösterilen alanlar içerisinde kalıp kalmadığı tespit edilmemiştir.
Mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bir fen elemanı ve ziraat mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte 23.01.1992 gün 1 no.lu idari yoldan oluşan tapu kaydı ve tescil krokisi ile 23.03.1984 gün 28 no.lu idari yoldan oluşan tapu kaydı ve tescil krokisi mahalli bilirkişiler eliyle mahallinde uygulanmalı, fenni bilirkişi tarafından tescil krokileri ile kadastro paftası çakıştırılarak çekişmeli taşınmazların tescil krokileri içerisinde kalıp kalmadığı veya tescil krokilerine göre hali arazi olarak gösterilen alanlar içerisinde kalıp kalmadığı tesbit edilerek denetlemeye elverişli kroki düzenlenmeli, 23.03.1984 gün 28 no.lu tapu kaydının oluşumuna esas olan 06.01.1984 günlü tutanakta isimleri geçen Araman Köyü muhtarı M. A. ile tesbit bilirkişileri M. A. ve H. A. ile 23.01.1992 gün 1 no.lu tapu kaydının oluşumuna esas olan 24.12.1991 günlü tutanakta isimleri geçen Araman Köyü muhtarı F. A. ile tesbit bilirkişileri Y. C. ve İ. Ü. taşınmazların başında dinlenerek çekişmeli taşınmazların nitelikleri belirlenmelidir.
Ayrıca; mahkemece, mahallinde 07.08.2008 gününde yapılan keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar taşınmazların köy boşluğu olduğunu 124 ada 2 ve 4 numaralı parseller üzerinde hayvan otlatıldığı bildirmişlerdir. Dosyada mevcut Orman Bilirkişi F. Ç. ve Ziraatçi Bilirkişi S. M. tarafından düzenlenen raporlarda çekişmeli 119 ada 47 parsel s. taşınmazın üzerinde halı saha dışında doğal floraya ilişkin yabani otlarla birlikte çam ağaçları, 124 ada 2 ve 4 parsel s. taşınmazlar üzerinde palamut meşesi, kızılçık ve karaçalı gibi ağaç ve ağaççıkların bulunduğu, zeminin çayır otları ile kaplı olduğu belirlenmiş olduğuna göre mahkemece, taraflardan tanıkları sorulup, H.Y.U.Y.nın 259. ve 265. maddeleri gereğince taşınmaz başında dinlenip; taşınmazın öncesi itibariyle niteliğinin ne olduğu, kime ilişkin olduğu, zilyedliğin nasıl meydana geldiği, ne kadar süre ile ne biçimde devam ettiği, bunun ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların bilgi ve görgülerinin hangi eylemli olaylara dayandırıldığı, köyü tüzel kişiliğinin ne biçimde taşınmazlara zilyet ettiği belirlenmeli, köy boşluklarının 3402 S. Kanunun 16. maddesi gereğince hazineye ilişkin olup olmadığı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme, araştırma ve uygulamaya dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 15.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy