MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu ve mera kaydının iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, .Köyü 103 ada 22 ve 104 ada 1 sayılı taşınmazların meşelik niteliğiyle davalı köy adına tapuda, 111 ada 11 sayılı parselin ise mera niteliğiyle özel sicilde kayıtlı ise de, eski tarihli memleket haritası ve ... fotoğraflarında orman olarak göründüğünü belirterek davalı adına olan tapu ve mera kayıtlarının iptalini istemiştir. Mahkemece, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. Maddesi gereğince orman kadastrosu yapılarak taşınmazların orman sınırları içine alınabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, devletin hüküm ve tasarrufu altında orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile açılan tapu ve mera kaydının iptali ve tesciline ilişkindir.Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde arazi kadastrosu 1995 yılında, orman kadastrosu 1969 yılında yapılmış ve 03.05.1970 tarihinde kesinleşmiştir.Davacı Hazine, dava konusu taşınmazların kesinleşmiş orman kadastro sınırları dışında kalmış olsa dahi eski tarihli memleket haritası ve ... fotoğraflarında Devletin hüküm ve tasarrufu altında özel mülkiyete konu olmayan orman olduğunu belirterek dava açmış, mahkemece, "4999 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince orman kadastrosu yapılarak taşınmazların orman sınırları içine alınabileceği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, mahkemenin gerekçesi yerinde değildir. Orman kadastro komisyonlarının 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. Maddesi gereğince herhangi bir nedenle sınırlama dışı kalan ormanların yeniden kadastrosunu yaparak orman sınırı içine alma görev ve yetkisi var ise de, bu durum mülkün asıl maliki olan Hazinenin, somut olayda olduğu gibi, dava hakkını ortadan kaldırmaz, bu nedenle; işin esasına girilip taraf delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Kabule göre de, Orman Yönetimi harcını vererek davaya katıldığı halde karar başlığında ismi gösterilmemiş ve hükmün tebliğ edilmemiş olması da yasaya aykırıdır.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 23/11/2010 günü oybirliği ile karar verildi.