MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28/10/2009 gün ve 2009/11845 – 2009/15912 Esas-Karar sayılı bozma kararında özetle: “İncelenen dosya kapsamından Terzi Köyünde 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasa gereğince yapılan orman kadastro çalışmalarının 09.09.2008 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği, davacı ... Müdürlük tarafından orman parseline yönelik olarak 3402 Sayılı Yasanın 11. maddesinde belirtilen 30 günlük itiraz süresi geçtikten sonra dava açıldığı anlaşılmaktadır. 3402 Sayılı Yasanın 11. maddesinde Orman Kadastro Komisyonlarınca düzenlenen tutanakların askı suretiyle ilanının ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmünde olduğu, tutanak ve kararlara karşı ilgililerin 30 gün içinde Kadastro Mahkemesine itiraz edebileceği belirtilmiş olup, yasanın bu açık hükmü karşısında öncelikle kamu düzenine ilişkin olan görev konusu mahkemece resen göz önüne alınarak davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle işin esasının incelenerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmadığı” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmuş, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın kesinleştiğinde ve talep halinde görevli ve yetkili ... sulh hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... yönetimi vekili tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Mahkemece, görevsizlik kararı verildiği halde kendilerini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Görevsizlik kararları nihai kararlardan olup 25.04.1945 7-9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi ve kadastro tutanağı davalı olarak gönderilen, dava konusu olmadığı anlaşılan 102 ada 6 sayılı parselin, olağan usule göre kadastro tutanağının kesinleştirilmesi için tutanak ve eklerinin kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmemesi de doğru değil ise de, belirtilen hususlar hükmün bozulmasına ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasına “Davalı ... Yönetimi vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisine karşılık 3402 sayılı Kadastro yasasının 31/son maddesi uyarınca takdir ve tayin edilen 200,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Yönetimine verilmesine,” ve “dava konusu olmadığı anlaşılan 102 ada 6 sayılı parselin, olağan usule göre kadastro tutanağının kesinleştirilmesi için tutanak ve eklerinin kadastro müdürlüğüne gönderilmesine” cümlelerinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davalı ... Yönetimine yükletilmesine, 04/11/2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.