MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28.09.2009 gün ve 11694-13442 sayılı bozma kararında özetle; "Çekişmeli ... Köyü 101 ada 1 parsel sayılı orman parseli hakkında davacıların ayrı ayrı zilyetliğe, tapuya ve köy mezarlığı olduğu iddiasına dayalı olarak açtıkları davalardan davacı ...'nın zilyetliğe dayalı davasının kabulüne karar verilmişse de, uzman bilirkişi raporlarına göre taşınmazın ... zamandır kullanılmadığı, üzerinde 12-15 yaşlarında kızılçam fidanları bulunduğu, bu nedenle davacı yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı koşulların oluşmadığı gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.Mahkemece hükmüne uyulan bozma kararı gereğince davanın reddine karar verilmiş ise de davacının tapu kaydına dayandığı, bozma kararından sonra dosyaya getirtilen belgelere göre davacı ...'ın tutunduğu Ocak 1964 tarih 16 numaralı tapu kaydının, Hazinenin taraf olduğu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1952/238-65 sayılı tescil kararı ile oluştuğu böylece dairenin bozma kararındaki zilyedliğe dayalı dava açıldığı şeklindeki değerlendirmenin maddi yanılgıdan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Sözü edilen tapu kaydı 4964 m2 yüzölçümlü olup, sınırları D: ... . B: ., K: ., G: ... ... ve orman okumaktadır. Mahkemece tapu kaydının dayanağı olan mahkeme kararı dosyaya getirtilmişse de, kararın eki olan tescil krokisi getirtilip uygulanmamış, 3402 Sayılı Yasanın 20/A maddesine göre kapsamı belirlenmemiş, kadastro sırasında herhangi bir taşınmaza revizyon görüp görmediği belirlenmemiştir. O halde; Ocak 1964 tarih 16 numaralı tapu kaydının müsbite evrakı arasında bulunan tescil kararının dayanağı olan kroki getirtildikten sonra yeniden yapılacak keşifte yöntemince yerine uygulanmalı, kroki kapsamı 3402 Sayılı Yasanın 20/A maddesine göre belirlenmeli, kadastro sırasında başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmalı, revizyon görmüşse ilgili taşınmazların kadastro tespit tutanakları,kesinleşmişse tapu kayıtları, davalı iseler dava dosyaları getirtilip sonucu araştırılmalı, kaydın batı ve kuzeyinin değişir sınırlar içerdiği ve fiilen de bu yönlerde 101 ada 1 parsel sayılı orman parseli bulunduğu göz önünde bulundurularak kaydın yüzölçümü ile geçerli kapsamı belirlenmeli,kapsam belirlenirken revizyon parsellerinden tesbiti kesinleşenlerin yüzölçümleri de gözönünde bulundurulmalı, kroki kapsamı dışında kalan bölümler yönünden davanın reddine karar verilmelidir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 24/11/2010 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy