MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
MÜDAHİL: HAZİNE
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.10.2009 gün 2009/12906-14818 sayılı bozma kararında özetle: " Seyitgazi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/87-110 sayılı dosyasında hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu ekindeki hat uygulaması, temyize konu dosyada karara dayanak alınan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen krokideki hat uygulaması ile aynıdır. Ancak, Dairenin geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen aplikasyon haritası incelendiğinde çekişmeli 295 parsel sayılı taşınmazın batıdaki az bir bölümü de tahdit içinde gözüktüğü halde hükme dayanak yapılan orman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen hat uygulamasında taşınmazın batısı tahdit dışında işaretlenmiştir. ÇekiŞmeli taşınmazlardan 73 parsel sayılı taşınmaza ilişkin yapılan hat uygulaması ise 3 orman tahdit sınır noktasını gösterir şekilde yapılmıştır. Mahkemece bu çelişki ve farklılıklar üzerinde durulup yöntemince giderilmemiştir. Bu haliyle uzman bilirkişilerin, genel arazi kadastro paftasını, orman tahdit haritası ve tutanaklarını nasıl uyguladığı ve taşınmazların kesinleşen orman tahdidinde ne gibi işleme tabi tutulduğu net olarak anlaşılamamaktadır. Seyitgazi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/87-110 sayılı dosyasında orman yönetimi taraf olmadığından ve her iki dosyadaki dava sebepleri de farklı olduğundan bu dosya temyize konu dosya yönünden HYUY’nın 237. maddesi uyarınca kesin hüküm oluşturmaz. Diğer taraftan kabule göre de; Orman Yönetiminin, kesinleşen tahdit alanında kalan taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili ve davalının el atmasının önlenmesi istemiyle dava açtığı, Hazine de aynı yöndeki istemle davaya katıldığı ve 73 parsel sayılı taşınmazın (B) ile işaretlenen kesiminin kesinleşen tahdit haritası içinde kaldığı belirlenerek bu bölümün tapu kaydının iptaline karar verildiği halde mahkemece el atmanın önlenmesi istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.
Orman tahdidinin kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki niteliği orman tahdit tutanak ve haritalarının uygulanması ile belirlenir.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle 1979 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmaları sırasında düzenlenen kadastro paftasının (çekişmeli taşınmazları ve komşularını gösterir şekilde) orijinalinden çekilmiş fotokopi örneği, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 26.03.1982 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2 madde uygulaması ile 3302 Sayılı Yasaya göre 21/04/2003 tarihinde ilanı yapılan 2/B madde uygulamasına ilişkin işe başlama, işi bitirme, sonuçları ilan tutanakları, çalışma tutanakları ile çekişmeli taşınmazların bulunduğu yeri orman sınır noktalarıyla birlikte gösterir orman tahdit haritası ve orman rejimi dışına çıkarma haritalarının orijinalinden çekilmiş renkli fotokopi örnekleri bulundukları yerlerden getirtilmeli, önceki bilirkişiler dışında halen ... ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek iki mühendis ve bir harita mühendisinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak
-2-
2010/12605-15655
keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, ... fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan ... fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazlar ile komşu taşınmazların orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle çizilmek ve taşınmazın tahdit içinde, dışında ve 2/B alanında kalan bölümlerinin yüzölçümleri X ve Y değerli koordinatlı krokide gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan ... fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve ... Köyü 73/A=8397 m2 ve 295/A=14943,82 m2 bölümlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 73/B=803 m2 ve 295/C=1509,79 m2 bölümlerinin orman niteliğiyle, 295/B=546,39 m2 bölümünün 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, davalının el atmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1939 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 26.03.1982 tarihinde 1744 Sayılı Yasaya göre yapılıp dava tarihinde kesinleşen 2. Madde uygulaması ile 21.04.2003 tarihinde 3302 Sayılı Yasaya göre ilan edilip kesinleşen 2/B uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 13.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
...