MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 21/01/2009 tarihli dilekçesinde ... Köyü 109 ada 9 sayılı parselin (48014 m2) çamlık ve meşelik niteliğiyle Hazine adına tesbit ve tescil edildiğini, ancak taşınmazın bir bölümünün kendi zilyedliğinde olduğunu bildirerek, tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın (A) ile işaretli (3563 m2) bölümünün orman olduğu belirlenerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 18/11/2008 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 21/01/2009 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporlarına göre çekişmeli taşınmazın eski tarihli resmi belgelerde orman sayılan yerlerden olduğu, orman kadastrosu sırasında taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmışsa da, orman kadastrosunun yapıldığı ve kesinleştiği 2008 yılına kadar sürdürülen zilyedliğe değer verilemeyeceği, 2008 yılı ile davanın açıldığı 2009 yılı arasında 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği, bu ilkelerin H.G.K.'nun 22.03.1995 gün 1994/8-873-216 ve 19.02.1997 gün 1996/8-768-100, 24.09.1997 gün 1997/20-372-718, 18.02.1998 gün 1998/8-15-129 sayılı kararlarında da aynen benimsendiği anlaşılmakla, davacının davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 29/12/2010 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy