MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ile davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 11.07.2007 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... Köyünde bulunan yaklaşık 100 dönüm taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, taşınmazın zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... ile davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Genel arazi kadastrosu işlemi 25.04.1985 tarihinde yapılmış ve kesinleşmiştir. Taşınmaz bu çalışmada orman olarak tespit harici bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporlarına göre, çekişmeli taşınmazın 1985 yılında yapılan arazi kadastrosunda orman niteliğiyle tespit harici bırakıldığı, yörede orman kadastrosunun henüz yapılmadığı, H.G.K.’nun 24/10/2001 gün ve 2001/8-964-751 sayılı ve 13/02/2002 gün ve 2002/8 - 183- 187 sayılı kararları ile kadastro (tapulama) komisyonlarınca orman sayılarak tesbit harici bırakılan yerler orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar orman sayılacağından, sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, tescil davalarında orman yönetimi ve hazine arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğu, davanın reddi sebebinin de her iki idare için ortak olduğu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesinde müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi halinde red sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedileceğinin açıklandığı, bu durumda Hazine ve Orman Yönetimi lehine dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden ortak bir vekalet ücreti takdiri gerekirken, mahkemece davalıların zorunlu hasım olduğu gerekçesiyle vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hükmün 4. paragrafının hükümden çıkartılarak bunun yerine "Davalı ... Yönetimi ve Hazine kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 500.00.- TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazine ve Orman yönetimine verilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimi ve gerçek kişiye ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 29.12.2010 günü oybirliği ile karar verildi.