MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/50 Esas sayılı dosyasında 16.09.2010 tarihli celsede duruşma hakimi ..., taraflarda son diyeceklerini sorduktan sonra davanın kabulüne sözlü beyanda bulunduğu ve henüz zapta geçirmeden bu kere davalı vekilinin esas hakkında beyanda bulanmak için istediği süreyi verdiği ve duruşmayı ertelediği, böylece esas hakkında karar vermeden önce dava hakkındaki görüşünü açıkladığını belirleyerek H.Y.U.Y.'nın 29. Maddesi gereğince davadan çekilmiştir. Çekilmeyi inceleyen... Asliye Ceza Mahkemesi 19.10.2010 tarihli kararı ile çekilme kararının yerinde olduğu yönünde hüküm kurmuştur. Bu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
H.Y.U.Y.'nın 29/2. fıkrasında hakimin dava hakkında görüşünü (reyini) beyan etmiş olmasını, tarafların red sebebi yapabileceklerini veya hakimin bizzat kendisini reddedebileceğini öngörmüştür. Somut olayda, hakim esas hakkında karar vermeden önce zapta geçirilmese de sözlü olarak davanın kabulü yönünde görüşünü açıklamıştır. Bu durum taraflarca ileriye sürülmese de red sebebidir. Duruşma hakimi de bu sebeple davadan çekilmiştir. Bu çekilme H.Y.U.Y.'nın 28. Maddesindeki çekilme değil H.Y.U.Y.'nın 29. Maddesindeki hakimin kendi kendisini reddetmesidir. H.Y.U.Y.'nın 29/2. maddesindeki şartlar oluşmuştur. Çekilmeyi yerinde bulan merci kararı doğrudur. Davalı vekilinin temyiz talebi ve ileriye sürdüğü temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 27/12/2010 günü oybirliği ile karar verildi.