MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, davaya konu ... Köyü 133 ada 26 ve 27 parsel sayılı taşınmaz 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğundan kullanıcısının ... ve ... olduğu belirtilerek HAZİNE adına tespit edilmiştir.
Davacı ... çekişmeli taşınmazın kullanıcısı olduğunu ileri sürerek beyanlar hanesinde, 26 parselin tamamının, 27 parselin 1021,125 m2 yüzölçümündeki bölümünün kullanıcısı olarak kendi isminin gösterilmesi istemiyle KADASTRO MÜDÜRLÜĞÜ’nü hasım göstererek dava açmıştır.
Mahkemece, davanın vazgeçme ve husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE, ... ilçesi ... Köyü 133 ada 26 ve 27 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi Hazine adına tesciline, karar verilmiş,hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve davanın 5831 sayılı Yasa ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen Ek 4. madde gereğince yapılan kadastro sırasında düzenlenen kadastro tespit tutanağının beyanlar hanesinde yazılan ismin düzeltilmesine ilişkin olup, davanın feragatten reddine karar verilmesi nedeniyle davacının yargılama giderlerinden olan avukatlık ücretinden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki; dava kadastro tespitine itiraz niteliğinde olduğundan avukatlık ücretinin 3402 sayılı Yasanın 31/3. maddesinde düzenlenen (...Avukat veya dava vekili ile takip edilen davalarda vekalet ücreti; davanın önemi, vekilin sarf ettiği emek, tarafların davada iyi niyetle hareket edip etmediği, hak ve eşitlik kuralları göz önünde tutularak maktuan takdir ve tayin olunur. Şu kadar ki, takdir edilecek vekalet ücretinin miktarı keşif yapılmışsa, taşınmaz malın değerine göre avukatlık ücret tarifesinin tayin ettiği nispi vekalet ücreti sınırlarının üstünde olamaz.) hükmü gereğince belirlenmesi gerekirken Avukatlık Ücret Tarifesine göre belirlenmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan “Davalı idare kendisini vekil ile temsil ettiğinden A.A.Ü.T göre 1000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp, davalı Hazine'ye verilmesine,” cümlesi çıkarılarak, bunun yerine, “Davalı kendisini avukat ile temsil ettirdiğinden Kadastro Kanunu'nun 31. maddesi uyarınca takdir edilen 150,00 TL vekalet
ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 29/03/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.