MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... Yönetimi, 07.12.2006 tarihli dilekçe ile açtığı davada; 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan çalışmalarda, ... Köyünde 101 ada 1 sayılı parselin orman niteliği ile sınırlandırılıp, Hazine adına tespit tutanağı düzenlenerek, 08.11.2006 tarihinde 30 günlük kısmi ilana çıkartıldığını, bu orman parseline bitişik ve 1124…1165 OS noktaları ile çevrili taşınmaz içinde bulunan ve davalı tarafından kullanılan alanın da orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman alanı dışında bırakıldığını ileri sürerek bu alanın orman sınırları içine alınarak orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescilini istemiş, davaya konu olan yer hakkında 238 ada 1 ve 6 parsel numarası ve tarla niteliği ile dahili davalı adına düzenlenen kadastro tespit tutanağı kadastro mahkemesinde orman kadastrosuna itiraz davasına konu olduğu nedeniyle mahkemeye gönderilmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile dava konusu parsellerin fen bilirkişi krokisinde A ile gösterilen toplam 1285,47 m2’lik bölümlerinin orman niteliğiyle Hazine adına, B ile gösterilen toplam 1135,92 m2 lik bölümlerin davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların krokide A ile gösterilen bölümlerinin Orman Sayılan, B ile gösterilen bölümlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, mahkemece davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, dava konusu çekişmeli taşınmazların kabul edilen A bölümleri ile red edilen B bölümlerinin birbirlerine sınırı olmaması nedeniyle ayrı ayrı tescillerine karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde birleştirilerek hüküm kurulması ve 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu
Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasının; “1-Davanın kısmen kabulü ile dava konusu 238 ada 1 sayılı parselin A ile gösterilen 404,29 m2’lik bölümü ile 238 ada 6 sayılı parselin A ile gösterilen 881,18 m2’lik bölümlerinin ayrı ayrı orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, 2-Dava konusu 238 ada 1 ve 6 sayılı parsellerin B işaretli bölümlerinin ... oğlu ... adına tarla niteliğiyle tapuya tesciline, 3- 6099 Sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine, hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 29/03/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.