(6831 S. K. m. 17, 20)
Dava: Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dava dilekçesiyle: Yenicearmutçuk Köyünde 5304 Sayılı yasa ile değişik 3402 Sayılı yasa hükümlerine göre yapılan çalışmalarda orman alanlarının kısmi ilana çıkartıldığını, daha önce mera olarak tespit edilen taşınmazların orman olarak tespit ve tescil edildiğini belirterek 101 ada 1 parselin davaya konu mera ve yaylaları içine alan kısımlarının iptali ile sınırlarını ve yüzölçümlerini belirttiği yerlerin mera ve yayla olarak sınırlandırılmalarını istemiştir. Mahkemece; davanın kabulüne ve 101 ada 1 Sayılı orman parseli içerisinde bulunup da fen bilirkişi raporunda A, B, D, E, F, G, H, I ve C ile gösterilen miktarları belirtilen taşınmazların yeni bir parsel numarası verilerek mera vasfıyla sınırlandırılmasına, özel siciline kayıt edilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı yasanın 5304 Sayılı yasa ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmıştır. İncelenen dosya kapsamına, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre mahkemenin değerlendirmesi yerinde değildir. Şöyle ki;
1) Fen memuru tarafından düzenlenen 22.5.2009 tarihli raporda (A) ile işaretlenen yer iki bölümden ibarettir. (1) ile işaretlenen yer Yenicearmutçuk Köyü 101 ada 1 numaralı orman parseli içinde kalmakta, (2) ile işaretli yer ise İlcikören Köyü 132 ada 291 numaralı mera parseli içinde kalmaktadır. İlcikören Köyü 132 ada 291 parsel davaya konu değildir. Buna rağmen (A) işaretli bölümün İlcikören Köyü mevki içinde kalan 132 ada 291 numaralı parsel hakkında da hüküm kurulmuştur. Kekikdüzü mevkiinde (A/1) ile işaretli bölümün memleket haritasında beyaz alanda gösterilmesinin önemi bulunmamaktadır. Taşınmazın üç sınırı 101 ada 1 numaralı orman parseli ile çevrilidir. Bu sebeple bu bölümle ilgili davanın reddine karar vermek gerekir.
2) Fen bilirkişinin aynı raporunda (B) işaretli (Küçüktaş mevki) bölümünün üç sınırı 101 ada 1 numaralı orman parseli ile çevrilidir. Güneyde ince bir hat halinde yine orman parseli bulunmaktadır, sonra tarım parselleri gelmektedir. Fen bilirkişisinin (B) ile gösterdiği yer orman bilirkişi ve fen bilirkişisinin müşterek düzenlendiği krokide (A) ve (B) olarak ikiye ayrılmış, (A) bölümünün orman niteliğinde olduğu dahi açıklanmıştır. Bu durumda Küçüktaş mevkiindeki (B) işaretli bölümün büyük bölümü eski tarihli belgelerde orman olduğu, kalan bölümlerin de orman içi açıklık olduğu, 6831 Sayılı Kanunun 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklık olması sebebiyle (B) bölümü hakkındaki davanın da reddine karar vermek gerekir.
3) Aynı raporda (C) harfiyle işaretli Ahmetpınarı mevkiindeki taşınmaz kısmen 101 ada 1 Sayılı parseli içinde kalmakta ve bu bölüm orman bilirkişi ve fen bilirkişilerin düzenledikleri raporda (A) ile işaretlenmiş olup, orman sayılan yer olduğu anlaşılmaktadır. Bu bölüm hakkındaki davanın da reddine karar verilmesi gerekir.
Aynı krokide (C) işaretli bölümde kalan yerler ise 101 ada 1 numaralı parsel içinde olmayıp bu yerlere 452, 453, 457, 458, 459, 460, 461, 462, 463, 464, 465, 466, 467, 468, 469, 470, 471, 472, 473, 474, 475, 476, 477, 478, 479, 480, 481, 482, 483, 484. 485, 486, 487, 488, 490, 491 ve 492 parsel numarası verilerek kişiler adına tarla niteliğiyle tespit tutanakları düzenlenmiş olduğu ve 30.11.2007 - 30.12.2007 tarihlerinde askı ilanına çıkarılarak süresinde dava açılmadığı için tespit tutanaklarının kesinleşmiş bulunduğu gözönünde bulundurulmadan bu parsellerin de (C) işaretli yer içerisinde kaldığı kabul edilerek mera olarak sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmiş ve karar verilmiştir. O halde, yukarda yazılı parsellerin mera olduğu iddia ediliyorsa. Hazine tarafından tapu malikleri aleyhine genel mahkemede tapu iptali-tescil davası açılması gerekir. Kişiler adına tespitleri yapılan bu parseller yönünden Orman Yönetimi taraf gösterilerek dava açılamaz. Bu parseller yönünden açılan davanın da husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekir.
4) (D) ile işaretli Tokatlı mevkiinde ki taşınmaz ile Domuzdamı Yayla Mevkiindeki (E), (F), (G), (H) ve Pıtracık yayla mevkiindeki (I) ile işaretli bölümler eski tarihli memleket haritalarında kısmen ormanlık alanda kısmen de açık alanda ise de, açık alanda kalan bölümlerinde geniş yapraklı ve iğne yapraklı orman ağaç rumuzlarının bulunduğu görüldüğü gibi, bu taşınmazların dört tarafı 101 ada 1 numaralı orman parseli ile çevrili olup. 6831 Sayılı Kanunun 17/2. maddesi kapsamında orman içi açıklık konumundadırlar. Gerek Dairenin, gerekçe HGK'nun kararlılıkla uyguladığı içtihatlarına göre (10.12.1997 tarihli 20-830/1034 ve 10.12.1997 tarihli 1997/20-808/1039 ve 22.10.2003 gün 2003/20-665/614 Sayılı kararları.) bu tür yerler ormanın ayrılmaz parçasıdır ve 15.7.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 26/A maddesi hükümlerine göre orman olarak sınırlandırılması zorunludur. Yine 6831 Sayılı Kanunun 20. ve devamı maddelerinde orman içindeki otlak ve meralardan nasıl faydalanılacağı belirtilmiştir. O halde, bu bölümlerle ilgili davanın da reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde yatırana iadesine, 01.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy