MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki elatmanın ve sataşmanın giderilmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... mirasçıları vekili Avukat ... Bahattin İzgi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar .. ve ... vekili Avukat ....vasıtasıyla verdikleri dava dilekçesinde davalı sıfatıyla ... . aleyline açtıkları davada, Asi ... Köyü Üçkuyular mevkiinde bulunan 1937 yılı 60 hesap numaralı vergi kaydı kapsamındaki 59754,5 m2 yüzölçümündeki, aynı yerdeki 71 hesap numaralı vergi kaydı kapsamındaki 82737 m2 yüzölçümündeki taşınmazın ortak muris İbrahi Akkurtan intikal ettiği ve payları eşit olduğu halde, davalının kendi paylarına da el attığından söz ederek, miras paylarına el atmasının önlenmesini istemiştir. Davacı Durmuş Akkurt 09.11.2001 günlü dilekçesiyle davalılar.....aleyhine açtığı davada, Yukarı ... Köyü üç kuyular mevkiinde bulunan, tapuda babası .adına kayıtlı dava dışı 243 sayılı parselin dışındaki 13785 m2 yüzölçümündeki taşınmazın uzun yıllardır zilyetliğinde olduğu, buna rağmen davalı olarak gösterdiği gerçek kişilerin bu yer hakkında ... asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/1069 esasına kayıtlı elatmanın önlenmesi davasını açarak çekişme yarattıkları, bu çekşimenin giderilmesini istemiş davalar birleştirilmiştir. Mahkemece, fen bilirkişi .... tarafından hazırlanan krokili raporda A1, A2, A3, A4, A7, A8, A9, A11 ile gösterilen (A5 ile A6 yolda kalır) toplam 104.214,68 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı gerçek kişilerin ortak murisinden kalan 4/5 paya davalı gerçek kişilerin EL ATMASININ ÖNLENMESİNE, bileşen dosyada aynı bilirkişi rapronda (B1) ile gösterlien toplam 48793,84 m2 yüzölçümündeki bölüme ...un zilyet olduğunun tesbiti ile birleşen davadaki davalıların bu bölüme elatmalarının önlenmesine ve zilyetlik esasına dayalı muarazanın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... mirasçıları vekili Avukat ... Bahattin İzgi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, paya yönelik el atmanın ve sataşmanın giderilmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1998 yılında yapılıp, 25.12.1998 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Yeşil(Asi) ... Köyünde 1967 yılında yapılan ve 17.05.1971-16.06.1971 tarihleri arasında ilan edilen genel kadastroda çekişmeli taşınmazların bulunduğu yer tapulama dışı bırakılmıştır.
Mahkemece kesinleşmiş orman kadastrosunun uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi ve fen bilirkişi raporuyla çekişmeli taşınmazın yörede 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, 1971 yılında yapılan genel kadastroda orman sınırları içinde bırakıldığı için tapumla dışı bırakıldığı, 1985 yılında yapılan 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla kısmen Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı saptanmıştır.
Devlet ormanlarının mülkiyet Hazineye intifa hakkı, korunası, kullanılması ve denetlenmesi görevi ise Orman Yönetimine ait olup, istisnalar dışında davacı ... davalı gerçek kişilerin devlet ormanlarındaki zilyetlikleri ve kullanımlarına hukuken değer verilemeyeceği gibi, suç teşkil edeceği, yine 6831 Sayılı Yasanın değişik 2 ve 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle, aynı yasanın 18. maddesi hükmü karşısında, orman rejimi dışına çıkarma işlemi Hazine adına yapılacağından, 2896 ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların Kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı, bu nedenle bu tür yerlerde zilyetliğin hukuken korunamayacağı, Davacı gerçek kişilerin kısmen devlet ormanın sınırları içinde kısmen de 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılıp 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre tasarruf edilmek üzere, Çevre ve Orman Bakanlığının tasarrufuna geçen taşınmaza el atmanın önlenmesi ve sataşanın önlenmesi istemiyle dava açmakta hukuki yararı ve dolayısıyla aktif dava ehliyeti bulunmadığından (Yargıtay Yüksek Hukuk Genel Kurulunun 10.02.2004 gün ve 2004/20-148-148 Sayılı Kararı bu yöndedir), dinlenme olanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı gerçek kişilerin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 11.11.2010 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy