MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... YÖNETİMİ... köyünde 208 parsel sayılı taşınmazın, kesinleşen orman kadastrosu ile orman sınırı içine alınan ve orman sayılan yer olduğunu ileri sürerek tapusunun iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece 08.10.2001 gün ve 2000/295 - 2001/446 sayılı karar ile dava reddiedilmiş, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.02.2005 gün ve 2005/220 - 2005/1179 sayılı karar ile "kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp değişik acı ve uzaklıklarda olan en az 4 yada 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumunun saptanması bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra 18/10/2005 gün ve 2005/268-252 sayılı karar ile,davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmekleYargıtay 20. Hukuk Mahkemesinin 05/10/2006 gün ve 2006/13798 esas, 2006/12793 sayılı kararı ile "mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli olmadığı,dosya içinde bulunan orman tahdit haritasında 42 ve 43 nolu orman tahdit noktalarının dava dışı 627 parsel sayılı taşınmazın doğu ve batı yönlerinde işaretlenerek gösterildiği, bu noktalardan güneye doğru orman sınırının başladığı, çekişmeli taşınmazın kadastro paftasında dava dışı 627 parsel sayılı taşınmazın güneyinde yer aldığı ve orman tahdit haritasında orman sınırları içinde gösterildiğinden bu durum ile uzman bilirkişi raporları arasındaki çelişki üzerinde durulmadan hüküm kurulduğu,çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede genel arazi kadastrosu 1952 yılında orman kadastrosu ise 1976 yılında yapıldığına göre orman kadastro ekiplerinin orman tahdit sınırını arazi kadastro paftası üzerinde göstermesi gerektiğinden, öncelikle Orman İşletme Müdürlüğünden çekişmeli parseli de kapsayacak şekilde arazi kadastro paftası üzerine aplike edilmiş renklendirilmiş 40 ila 45 orman tahdit noktalarını gösteren orman sınır noktaları okunaklı olarak işlenmiş ve aslına göre renklendirilmiş onaylı orman tahdit harita örneği getirtildikten sonra mahkemece önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş orman tahdit haritası, orman tahdit tutanakları ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde
çekişmeli taşınmazın tahdit haritasına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir
Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescili stemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1977 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1986 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 09.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.