MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10.6.2009 gün 2009/6413-9607 sayılı bozma kararında özetle; . Mahallesi 1840 ada 7 sayılı kadastro parselinden ifrazen oluşan çekişmeli 1840 ada 166 sayılı parselin de içinde bulunduğu . Ormanlarının 1940 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içinde bulunduğu, kişilerin itirazı üzerine 1945 yılında Orman Yönetiminin el atmasının önlenmesine karar verilmişse de, 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa gereğince devletleştirilerek, 05.12.1947 tarih 59 numara ile devlet ormanı niteliğinde Hazine adına tapuya kayıt edildiği, çekişmeli taşınmazın da içinde bulunduğu Hekimbaşı Ormanlarının Bakanlar Kurulunun 28.12.1955 tarihli kararı ile muhafaza ormanı rejimine alındığı, 26.12.1975 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi uygulaması ile tapu sahibi kişiler adlarına orman sınırları dışına çıkartılmış ise de, muhafaza ormanlarında 2. madde uygulaması yapılamayacağı, Orman Bakanlığının 08.05.1978 günlü oluru ile 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan çalışmaların iptal edilmesi üzerine dava dışı . tarafından açılan davanın da Danıştay Sekizinci Dairesinin 25.10.1979 tarih, 1978/2025-3144 sayılı kararıyla reddedildiği, daha sonra muhafaza ormanları daraltılarak 25.02.1981 tarihinde ilan edilen 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile çekişmeli taşınmazın Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1840 ada 7 parselin kadastro tespitine itiraza ilişkin Hazinenin açtığı davanın reddine ilişkin 14. Hukuk Dairesinin kararı ile onanarak kesinleşen Asliye Hukuk Mahkemesinin 1978/98-232 sayılı kararında Bakanlık oluru ile iptal edilen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasına değer verildiği, bu nedenle anılan kararın kesin hüküm oluşturmayacağı, 1744 Sayılı Yasa uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan yerler bakımından, gerçek kişilerin dava açmakta hukuki yararının kabul edilebilmesi için, çıkarma işleminin ya bu gerçek kişiler lehine yapılmış olması veya 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısında geçerliliğini koruyan tapu kaydına dayanılması gerektiği, çekişmeli taşınmazın eski tarihli memleket haritası ve ... fotoğraflarında da yeşil renkli ormanlık alanda gözüktüğü, davalının tutunduğu tapu kaydının 4785 Sayılı Yasa ile devletleştirilmiş olup 5658 Sayılı Yasaya göre de, iade hükümlerine tabi olmadığı, dayanak tapunun, hukuki değerini yitiren bir tapu olduğundan, 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasında kişiler yararına herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş bir tapulu arazi de olmadığı, diğer taraftan, orman sınırları içinde kalan ve orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde tapu ve iskan kayıtlarına değer verileceğini öngören 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesi hükümlerinin Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün 1987/31-13 ve 14.03.1989 gün 1988/35-13, 13.06.1989 gün, 1989/7-25 sayılı kararlarıyla iptal edildiği, bu sebeplerle davacı Hazine tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak davanın kabulüne, 1840 ada 166 parselin tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir.Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1940 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 25.02.1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 03/11/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.