MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro ... köyü 150 ada 1 parsel sayılı 4025 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ...'ın zilyetliğinde olduğu belirtilmek suretiyle 2/B maddesi uyarınca Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar kendilerinin de ...'ın mirasçısı olduklarını belirterek, müştereken zilyet oldukarının tespitine ve adlarına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece fiili kullanıma yönelik davanın kabul nedeniyle kabulüne ve dava konusu parselin davacılar ile davalıların müşterek kullanımda olduğunun tespitine, tescil istemin yönünden davanın redine, Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen Ek 4. Madde gereğince yapılan kullanım kadastrosuna itirazdır.
Davalı gerçek kişilerin fiili kullanıma yönelik davayı kabul etmeleri nedeniyle çekişmeli taşınmazın tarafların müşterek kullanımında olduğunun tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki; dava dışı...tarafından kendisinin de mirasçı olduğu iddiasıyla 11.04.2011 tarihli dilekçe verilerek müdahil olmak istendiği, dilekçenin harcı da yatırıldığı halde, müdahale talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru değildir.
Kabule göre de Hazine davada yasal hasım olduğu halde, 1. Bentte Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması ve 3. Bentte davacılar lehine hesaplanan vekalet ücretinin 3402 sayılı Kadastro Kanununun 31/3. maddesine göre değil de, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanmış olması da isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; hükme yöneltilen temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun olmayan hükmün BOZULMASINA 01.02.2012 günü oybirliği ile karar verildi.