(3402 S. K. Ek. m. 4) (6831 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Pozantı İlçesi, Fındıklı Köyü 109 ada 281 parsel sayılı taşınmaz, 3402 Sayılı Yasaya 5831 Sayılı Yasayla eklenen ek 4 maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında ham toprak niteliğiyle, beyanlar hanesinde kullanıcı adı belirtilmeden Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, davaya konu taşınmazın beyanlar hanesine kendi kullanımında olduğunun şerh verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın bu şekilde kabulüne ve davaya konu taşınmazın kullanıcısının davacı olduğunun tespitine ve bu durumun tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazda bulunan kullanım durumuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1975 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması bulunmaktadır. Daha sonra 1994 yılında 3302 Sayılı Yasaya göre yapılıp 3.3.1995 -3.9.1995 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece, davaya konu taşınmazda davacının kullanımının bulunduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
3402 Sayılı Yasaya 5831 Sayılı Kanunun 8. maddesiyle eklenen Ek madde 4'de 6831 Sayılı Orman Kanununun 20.6.1973 tarihli ve 1744 Sayılı Kanunla değişik 2'nci maddesiyle 23.9.1983 tarihli ve 2896 sayılı, 5.6.1986 tarihli ve 3302 Sayılı Kanunlarla değişik 2'nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11'inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir. hükmü yer almıştır.
Mahkemece, davada ispat külfetinin davacı yanda bulunduğu gözetilerek yukarda anılan madde kapsamında hukukça korunabilen bir kullanım olup olmadığının, bu kullanımın ne zamandan itibaren ve ne şekilde sürdürüldüğünün maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişi ile davacı tanıklarından sorularak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Belirtilen hususlar gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Kabule göre de, taşınmazın tutanağı davalı olarak gönderildiği halde, sicil oluşturulmamış olması da doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA 18.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy