MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2009/13565-16570 sayılı 12.11.2009 günlü red- bozma kararında özetle: “1) Çekişmeli 106 ada 2 parsele yönelik temyiz itirazları yönünden; Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından bu taşınmazın öncesinde davacı ile davalıların murisi olan ... dan kaldığı, gerçek kişiler yararına kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının oluştuğu anlaşılmakla mahkemece bu taşınmaz ile ilgili olarak davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı hazinenin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Çekişmeli 109 ada 37 ve 40 parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı gerçek kişilerin açmış oldukları asliye hukuk mahkemesinin 2002/284 E. sayılı tescil dosyasında hükme esas alınan 24.06.2002 tarihli fenni bilirkişiler ... ve ...tarafından düzenlenen krokide dava konusu taşınmazın 1955 m2 olarak belirtildiği, daha sonra aynı taşınmazın 109 ada 37 ve 40 sayılı parseller olarak 1880.92 m2 ve 593.74 m2 yüzölçümleri ile kadastro tesbitinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak; 24.06.2002 tarihli fenni bilirkişilerce düzenlenen krokide 1955 m2 taşınmazın batı hududunda "Çıkmaz yol" niteliğinde taşınmazın gösterildiği, kadastro paftasında ise bu çıkmaz yolun 109 ada 37 ve 40 parseller içinde hesaplandığı ve yolun paftada belirtilmediği saptanmıştır.O halde; mahkemece dosyanın fenni bilirkişiye verilerek tescil davasından itibaren davalı olduğu anlaşılan 1955 m2 lik taşınmazın batı hududundaki yolun yüzölçümünün hesaplanması ile bu yolun 109 ada 37 ve 40 sayılı parsellerin tesbit edilen yüzölçümlerinden çıkartılarak kadastro paftasında gösterilmesine ve 109 ada 37 ve 40 sayılı parsellerin yeni belirlenen yüzölçümleri ile gerçek kişiler adlarına tesciline karar verilmesi gerekirken aksine düşünceler ile kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu ... köyü 109 ada 40 nolu parselin 521 m² yüzölçümüyle davacılar adına kargir ev ve bahçe niteliğiyle payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazdan kalan 72,74 m²'nin yol olarak kadastro paftasında gösterilmesine, 109 ada 37 nolu parselin 1594,01 m² yüzölçümüyle bahçe niteliğiyle 1/2 hissesi ..., 1/2 hissesi Mürvet Çelik adına tapuya tesciline, taşınmazdan kalan 286,91 m² nin yol olarak kadastro paftasında gösterilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz davası niteliğindedir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına 23/02/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy