MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve müdahil Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ....Mahallesi 269 ada 23 parsel sayılı 4575,54 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, iki katlı ahşap ev ve fındıklık niteliği ile senetsizden davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, davalı Hazine tarafından hükmün temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13.07.2009 gün ve 2009/7512 - 11755 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "Mahkemece, yeniden yapılacak keşifte, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı, bu araştırma sonucu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma (Medenî Kanununun 713. maddesi, 3402 sayılı Kanunun 14. ve 17. maddelerindeki) koşulların araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak, yapılacak keşifte 1980-1990'lı yıllara ait hava fotoğrafları ve memleket haritasında taşınmazın o yıllarda ziraat alanı olarak kullanılıp kullanılmadığı, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip çekişmeli taşınmazın fiili durumunu da belirtir şekilde rapor alınmalı, imar ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tesbiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı, tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenip, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Bozmadan sonra yapılan yargılama sırasında, Orman Yönetimi taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tescili iddiası ile davaya katılmıştır.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, dava konusu Osmanseven Köyü 269 ada 23 parsel sayılı taşınmazın Halit oğlu ... mirasçıları adlarına veraset ilâmındaki hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine temsilcisi ve müdahil Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesine göre yapılmış, dava konusu taşınmaz, orman sınırı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve bozma kararı gereğince işlem yapılarak, dava konusu taşınmazın uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen davacılar yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının gerekmiştir. Ancak, 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi gereğince davalı parselin kim adına tescil edileceğine dair Kadastro Hâkiminin doğru sicil oluşturması gerektiğinden, karar yerinde taşınmazın Halit oğlu ... yerine, soyisimde maddi hata yapılarak, ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm 3. paragrafının 2. satırında yer alan "...... " kelimelerinin kaldırılarak, yerine "...oğlu ..." kelimelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.'nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 25.03.2013 günü oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy