MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 05/03/2012 gün ve 2011/13681 - 2012/3140 sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... Yönetimi vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Her nekadar Dairenin 05.03.2012 gün 2012/13681 - 3140 sayılı karanda; “çekişmeli taşınmazın yörede yapılan ve 16.11.1982 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması ve yine, 4999 sayılı Kanunun 9. maddesi kapsamında yapılan vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hataların düzeltilmesi uygulaması sırasında, P.36 numaralı orman iç parseli olarak tahdit dışında bırakıldığı, çekişmeli taşınmazın Bodrum Tapulama Mahkemesinin 18.01.1966 tarih ve 1964/1 - 1966/2 sayılı kararıyla orman sayılan yerlerden olması nedeniyle tespit dışı bırakılmasına karar verildiği; aynı şekilde, ....Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.11.1969 tarih ve 1966/286 - 1969/372 sayılı kararıyla (B) ile gösterilen 40000 m2'lik kısmının orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmakta olup, çekişmeli taşınmazla ilgili iki ayrı kesinleşmiş karar bulunmaktadır. Çekişmeli taşınmazla ilgili iki ayrı kesinleşmiş hüküm bulunduğundan, bu kararlardan biri iade-i muhakeme yoluyla kaldırılmadığı sürece, taraflardan biri lehine tescil hükmü oluşturulmuş olması doğru olmadığı gibi, çekişmeli 40000 m2'lik kısma yönelik Orman Yönetimi ve Hazine tarafından açılmış bir dava da bulunmadığından, mahkemece davanın reddi ile yetinilmesi gerekirken, çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen 40000 m2'lik kısmının orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş olması doğru değil ise de, bu husus, hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hükmün 2. fıkrasının tamamen kaldırılmak suretiyle düzeltilmesine ve 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA” karar verilmiş ise de;
Yörede 1964 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında 16 parsel sayılı taşınmaz dava konusu olduğundan taşınmazın geçiçi olarak orman sınırları içine alındığı ve Tapulama Mahkemesinin 1964/16 Esas sayılı dosyasında görülen kadastro tesbitine itiraz davasının aynı zamanda orman tahdidine itiraz davasına dönüştüğü ve Tapulama Mahkemesinin 1994/16 - 1966/2 sayılı kararıyla taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılığından tescil harici bırakılmasına karar verilmiş olmakla orman tahdidinin ve taşınmazın orman olma olgusunun kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı, bu hükümden sonra ancak bu hüküm 16. Hukuk Dairesince onanmadan önce 23.09.1966 tarihli dava dilekçesiyle orman tahdidine itiraz davası açmış olup asliye hukuk mahkemesinin 1966/286 - 1969/377 sayılı dosyasında sadece Orman Bakanlığının
mütalaasına dayanılarak (B) ile gösterilen 40000 m2'lik kısmın orman sınırları dışında bırakılmasına karar verilmiş olduğundan ve Tapulama Mahkemesinin 1994/16 - 1966/2 sayılı kararıyla taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğu belirlenmiş olup taşınmaza yönelik orman tahdidi kesinleşmiş olduğundan asliye hukuk mahkemesinin 1966/286 - 1969/377 sayılı kararı davacılara taşınmazın orman olmadığı ve adlarına tescili talebiyle dava açmak için yeni bir hak sağlamaz. Bu nedenle, mahkemece, davanın reddi yolunda kurulan yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, çekişmeli 40000 m2'lik kısma yönelik Orman Yönetimi ve Hazine tarafından açılmış bir dava da bulunmadığından, mahkemece davanın reddi ile yetinilmesi gerekirken, çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen 40000 m2'lik kısmının orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş olması doğru değil ise de, bu husus, hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hükmün 2. fıkrasının tamamen kaldırılmak suretiyle düzeltilmesine ve 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar vekili ile davalı ... Yönetimi vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine, 100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.'nun aynı Kanunun 442. maddesi uyarınca takdiren 219.00.- TL. para cezası ile Harçlar Kanunu uyarınca 50.45.- TL. red harcının düzeltme isteyenlerden ayrı ayrı alınmasına, Dairenin “05.03.2012” gün ve “2011/13681 - 2012/3140 E.K sayılı düzelterek onama kararının KALDIRILMASINA, 07.02.2011 gün ve 2007/336 - 2011/87 sayılı yerel mahkeme kararının yukarıdaki gerekçeyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA 21/03/2013 günü oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy