MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ile davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ....Köyünde bulunan dört parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adını tescilini istemiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinin 1. sırasında yazılı .... Mevkiiindeki 4242.10 m², 2. sırasında yazılı ... Yanı Mevkii 2842,30 m², 3 ve 4. sıralarında yazılı ...Mevkiindekiki 5668,88 ve 2660.53 m² yüzölçümündeki taşınmazlar hakkındaki davanın kabulüyle ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle hüküm Dairece bozulmuştur.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14/04/2005 gün ve 2005/3440 - 4495 sayılı bozma kararında özetle; “ Dairenin 28/12/2004 tarihli iade kararı üzerine dava konusu olan (A) ile gösterilen taşınmazın 117 ada 16, (B) ile gösterilen taşınmazın 107 ada 45, (C) ile gösterilen taşınmazın 108 ada 76 ve (D) ile gösterilen taşınmazın 108 ada 6 parsel altında kadastro tespitlerinin yapıldığının açıklandığı, bu nedenle asliye hukuk mahkemesinin görevinin sona erdiği ve görevli mahkemenin kadastro mahkemesi olduğu”na değinilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince bozma kararına uyularak görevsizlik kararı verilmiştir.
Kadastro Mahkemesince, davacı ... davasının kısmen kabulüne kısmen reddine, müdahil ... davasının kabulüne, Nal Köyü 117 ada 25, 107 ada 45, 108 ada 6 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının iptaliyle tamamı 120 pay kabul edilerek kararda gösterilen gerçek kişiler adına tapuya kayıt ve tesciline, 108 ada 76 parsel sayılı taşınamzın kadastro tespit tutanağının iptaliyle müdahil adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1992 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Bozma ilamında çekişmeli taşınmazların (A) harfi ile işaretli taşınmazın 117 ada 16 parsel içinde kaldığı belirtilmiş ise de, kadastro müdürlüğünün 28/03/2005 tarihli yazısıdan çekişmeli taşınmazın 117 ada 25 parsel olduğu anlaşılmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, toplanan delillere ve kararın dayandığı gerekçeye, uyulan bozma kararı gereğince uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına;
117 ada 25, 107 ada 45 ve 108 ada 6 parsel sayılı taşınmazların kök muris ...’ın zilyetliğinde iken ölümü ile mirasçılarına kaldığı, terekesinin paylaşılmadığı, 108 ada 76 parsel sayılı taşınmazın ise müdahil ... tarafından imar ve ihya edildiği, adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davacı ...'a yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 02/04/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy