MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 09.01.2012 günlü dava dilekçesiyle satın aldığı ve zilyetliğinde bulunan taşınmazın kadastro sırasında.... Köyü 126 ada 508 nolu orman parseli içerisinde bırakıldığı iddiasıyla bu bölümün iptali ile adına tescilini istemiştir. Mahkemece; 6831 sayılı Kanunun 11. maddesinin 1. fıkrasına göre kesinleşen orman kadastrosunun iptalini, ancak tapulu taşınmazlar yönünden tapu sahiplerinin 10 yıllık hak düşürücü süre içinde isteyebileceği, zilyetliğe dayanılarak iptal istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosu sonucu Hazine adına tesbit ve tescil edilen orman parselinin zilyetliğe dayalı olarak tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu Samrı Köyünde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanuna esas olmak üzere 6831 sayılı Kanuna göre yapılarak 11.04.2003’de kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli (A) ile gösterilen taşınmazın orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu, her ne kadar Samrı Köyünde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanuna esas olmak üzere 6831 sayılı Kanun uyarınca yapılmış ve 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılmış ise de toprağının orman toprağı olduğu, ormanlarla iç içe orman bütünlüğünü bozduğu anlaşıldığına göre, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru değil ise de davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile sonuç olarak doğru olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 04.04.2013 günü oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy