MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında ....Mahallesi 1693 ada 8 ve 9 parsel sayılı 16082,15 m2 ve 3245,59 m2 yüzölçümlü taşınmazlar, kesinleşen 2/B madde uygulaması nedeniyle 8 sayılı parselin tutanağının beyanlar hanesinde ... ve arkadaşlarının, 9 sayılı parselin tutanağının beyanlar hanesinde "...’un kullanımında olduğu" şerhi verilerek Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, bu taşınmazların iki dönümlük kısmının kendi zilyetliğinde olduğu, yine zilyetliğinde olan 1,5 dönümlük yerin orman parseli içinde bırakıldığı iddiasıyla dava açmıştır. Keşif sırasında davacı, dava ettiği yerin 1693 ada 8 ve 9 sayılı parseller olmadığını, bu parsellerin üst tarafında ormanda bırakılan yerler olduğunu belirtmiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zilyetliğin tesbitine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye dava konusu edilen yerin kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kaldığı, 2/B uygulamasına ve kullanım kadastrosuna konu edilmediği, orman parselleri üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukî değeri bulunmadığı gibi 6831 sayılı Kanunun 93. maddesine göre suç olarak kabul edildiği, kanunlarda suç olarak düzenlenen bir eylemin tapuya şerh verilmesi istenemeyeceğine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 06.05.2013 gününde oy birliği ile karar verildi.