MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
MÜDAHİL : Orman Yönetimi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında ... Köyü 183 ada 1 parsel sayılı 12738,37 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına meyve bahçesi vasfıyla tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, davalının zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşmadığı savıyla dava açmıştır. Yargılama sırasında Orman Yönetimi 183 ada 1 parselin kısmen orman olduğu iddiasıyla davaya aslî müdahil olarak katılmış, mahkemece, Hazinenin asıl davası yönünden davanın reddine, aslî müdahil Orman Yönetiminin davasının kabulü ile 183 ada 1 parselin (B) harfi ile gösterilen 10918,68 m²’lik kısmının kadastro tespitinin iptali ile bu kısmın aynı ada da en son parsel numarası verilmek sureti ile orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tapuya tesciline, (A) harfi ile gösterilen 1819,69 m² kısmının aynı ada ve parsel numarası adı altında tesbit gibi, tespit maliki adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırılması yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın kısmen orman sayılan kısmen orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek, yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdığı temyiz harcının istek halinde iadesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 04/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy