(4721 S. K. m. 713) (6831 S. K. m. 1) (YHGK. 21.01.2004 T. 2004/8-15 E. 2004/7 K.) (YHGK. 12.03.2008 T. 2008/20-214 E. 2008/241 K.)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri Ortakoy köyü, köyiçi mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini; Hazine ise, 7 numaralı celsede Medeni Kanunun 713/6. maddesi gereğince taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece; fen bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 8317.27 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulüyle davacılar adına tapuya tesciline, (A) ile gösterilen 1065.03 m2 yerin Hazine adına tapuya tesciline, (C) ile gösterilen yere dair tescil talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava; Medeni Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1953 yılında 24 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca yapılıp kesinleşen orman kadastrosuyla daha sonra 3302 Sayılı Yasaya göre 27.6.2001 tarihinde ilanı yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 5.9.1968 tarihinde yapılmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihiyle davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Dava, Medeni Kanunun 713. maddesine göre, zilyetliğe dayalı olarak açılan tescil davasıdır. Yörede orman kadastrosu 24 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından seri bazda 1953 yılında yapılmış, çekişmeli taşınmazın bulunduğu alan 16566, 16567 ve 16568 numaralı (ots) orman tahdit sınır noktalarının güneyinde orman kadastro sınırı dışında bırakılmış; genel arazi kadastrosu ise, 766 Sayılı Yasaya göre, 1968 yılında yapılmıştır. Seri dışında kalan taşınmazlar yönünden, orman kadastro komisyonlarınca bir inceleme yapılmadığından, orman kadastrosunu iç ve dış sınırına bitişik olmayan seri dışında kalan taşınmazlar yönünden orman incelemesi yapılmadığından bu tür taşınmazlar için resmi belgelere göre orman incelemesinin yapılması gerekir. Mahkemece; seri bazda yapılan orman kadastrosuna dair tüm tutanaklar da getirtilmeden sadece tahdit uygulaması yapılarak resmi belgeler uygulanmadan ve taşınmazların üzerindeki ağaçların yaşı, sayısı, cinsi, kapalılık oranı ve dağılımı belirlenmeden karar verilmesi doğru değildir.
Bu nedenle; mahkemece, 1968 yılında kesinleşen orman kadastrosuna dair işe başlama, çalışma, işi bitirme, sonuçlandırma ve askı ilan tutanaklarıyla tahdit haritaları, komşu parsel tutanakları ve dayanak belgeleri, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarıyla tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15-20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ve bu fotoğraflardan elde edilmiş memleket haritaları, topoğrafik fotogometri yöntemiyle düzenlenmiş kadastro paftası örneği ile tüm komşu parsel tutanak ve dayanakları ilgili yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Kanunun 2/B maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı Orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanaklarıyla orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır. hükmü ile 15.7.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin Teknik İşler başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, davaya konu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarda yazılı Yönetmeliklerle Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritasıyla desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli, 1968 yılında kesinleşen orman tahdidinin seri bazda yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, seri bazda yapıldığının ve taşınmazın seri bazda yapılan orman tahdidinin dışında kaldığının anlaşılması halinde, seri dışında kalan taşınmazlar yönünden orman kadastro komisyonunca her hangi bir inceleme yapılmadığından, kesinleşen bir orman kadastrosundan söz edilemeyeceği gözetilmeli, eski tarihli memleket haritasıyla hava fotoğraflarıyla tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15-20 yıl öncesine ait hava fotoğraflarıyla fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları, fotogrometri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği, davaya konu taşınmazla çevresine uygulanıp taşınmazın bu belgelerde niteliğinin ne şekilde görüldüğü, imar, ihya ve zilyetliğinin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı, zilyetlik ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı taşınmazın üzerindeki ağaçların cinsi, yaşı, sayısı kapalılık oranı, dağılımı saptanmalı, toprak yapısıyla kesin ve gerçek eğimiyle delicelerin aşı yaşlarının kaç olduğu belirlenmeli, toprak muhafaza karakteri taşıyan makiliklerin 6831 Sayılı Kanunun 1/j maddesine göre, orman sayılan yerlerden olduğu gözetilmeli, dosyaya getirtilecek kadastro paftasından taşınmazın hangi sebeple tesbit dışı bırakıldığı belirlenmeli, orman olarak tesbit dışı bırakılması halinde, YHGK'nun 21.01.2004 gün ve 2004/8, 15 E. 7 K. 12.05.2004 gün ve 2004/8-242 E. 392 K. ve 12.03.2008 gün ve 2008/20-214 E. 241 K. sayılı kararları dikkate alınmalı, orijinal renkli memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde bir biri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunun çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, orman içi açıklığı konumunda bulunup bulunmadığı ve orman içi açıklıklarının zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülmeli, yerel bilirkişilerle taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar ihya yapılmış ise hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü sorulmalı, taşınmazın konumu, eğimi ve bitki örtüsü dikkate alındığında, sürdürülen zilyetliğin ekonomik amacına uygun, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı belirlenmeli, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 21.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy