(6831 S. K. m. 2)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, Göcek köyü, 1417 sayılı taşınmazın yörede 1976 yılında yapılan orman kadastrosunda 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Yasayla değişik 2 nci madde çalışmalarıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, taşınmazın 1960'lı yıllardan bu yana müvekkili ve müvekkilinin babasının kullanımında olduğunu ve üzerinde müvekkili tarafından dikilen zeytin ağaçlarının bulunduğunu, 1995 yılında yapılan kadastro sırasında 1417 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tapuya kaydedildiğini, ancak; hatayla taşınmazda hiç bir zaman zilyetliği bulunmayan davalı gerçek kişilerin muris babaları Ethem oğlu İbrahim Yıldırım'ın İşgalinde olduğunun yazıldığını ileri sürerek, 1417 parsel sayılı taşınmaz üzerinde müvekkillerinin zilyetliğinin tespitine ve tapu kaydının beyanlar hanesine ve kadastro tutanağına, 1417 sayılı taşınmaz üzerindeki ağaçların müvekkili Sabri Yıldırım'a aittir, şerhinin yazılması istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve 1417 Parsel sayılı taşınmazın Muharrem oğlu Sabri Yıldırım'ın zilyetliğinde (fiili hakimiyetinde) bulunduğunun tesbitiyle dava konusu taşınmazın beyanlar hanesine Taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçları Muharrem oğlu Sabri Yıldırım'a aittir şerhinin yazılmasına karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava; zilyetliğin tesbiti ve tapu kaydının beyanlar hanesine muhdesat şerhi verilmesi istemine ilişkindir.
Dava konusu Göcek köyü, 1417 parsel sayılı (Güncellemeyle 5942 ve 5943 parsel sayılı) taşınmaz, 2/B şerhiyle Hazine adına tapuda kayıtlıdır. Dava, tapu kaydının beyanlar hanesine muhdesat şerhi verilmesi istemine ilişkin olduğuna göre, tapu malikinin davada yer alması zorunludur. Ancak, davacı gerçek kişi, davayı sadece lehlerine kullanım şerhi verilen davalı gerçek kişilere yöneltilerek açmıştır (dava tarihinde şerh bulunmamakla birlikte, dava tarihinden sonra güncellemeyle lehlerine kullanım şerhi verilmiştir.).
Taraf teşkili, davanın görülebilme koşullarından olup, mahkemece re'sen (kendiliğinden) yapılması gereken işlemlerdendir. Mahkemece, davanın eksik taraf teşkiliyle sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, tapu maliki Hazinenin davaya katılımı sağlanarak husumet yaygınlaştırılmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 13.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy