MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında ... köyü, 176 ada 15 parsel sayılı 7729,14 m² yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden hali arazi niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilerek, 24.07.2007’de tapuya kaydedilmiştir. Davacı, dava konusu taşınmazın kendisine bağışlandığını ve zilyetliğinde bulunduğunu belirterek tapusunun iptaliyle adına tescilini istemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne ve 13.05.2010 günlü bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen 3976,14 m² lik bölümün tespitinin iptali ile tarla niteliğiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, (A) ve (C) ile gösterilen 3753 m² lik bölümlerin ise tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal ve tescil davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulamaları 2007 yılında kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen bölümünün orman sayılmayan yerlerden, (A) ve (C) ile gösterilen bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşulları oluştuğuna göre, mahkemece davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu ve hükmün 6. bendinde (A) ve (C) ile gösterilen bölümler yönünden davanın reddine karar verildiği halde mükerrer kayıt oluşturacak şekilde 3. bentte “Dava konusu parselin (A) ve (C) ile gösterilen 3753 m² lik bölümlerin yeniden tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olması doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 3. bendinde bulunan “(A) ve (C) ile gösterilen 3753 m² lik bölümlerin ise tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin hükümden çıkarılmasına ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 02/02/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy