MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı (müdahil davacı) Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ..., asliye hukuk mahkemesine vermiş olduğu 19.10.1962 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını gösterdiği 4 adet taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medenî Kanunun 713. maddesi (eski 639 madde) hükmüne göre taşınmazın adına tescilini istemiştir. Yargılama sırasında yörede genel arazi kadastrosu yapılmış ve çekişmeli taşınmazların asliye hukuk mahkemesinde davalı olduğu bildirilerek tapulama tutanakları kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Kadastro sırasında ... Köyü 111 parsel sayılı taşınmaz, tarla niteliği ile yüzölçümü hanesi boş bırakılarak ve 453 nolu vergi kaydına dayanılarak .... adına; 112 parsel sayılı taşınmaz, tarla niteliği ile yüzölçümü hanesi boş bırakılarak ve 435 nolu vergi kaydına dayanılarak .... adına; 113 parsel sayılı taşınmaz, tarla niteliği ile yüzölçümü hanesi boş bırakılarak ve 460 nolu vergi kaydına dayanılarak ....adına; 117 parsel sayılı taşınmaz, tarla niteliği ile yüzölçümü hanesi boş bırakılarak ve 453 nolu vergi kaydına dayanılarak .... adına; 118 parsel sayılı taşınmaz, tarla niteliği ile yüzölçümü hanesi boş bırakılarak ve 439 nolu vergi kaydına dayanılarak ... adına; 123 parsel sayılı taşınmaz, tarla niteliği ile yüzölçümü hanesi boş bırakılarak ve 454 nolu vergi kaydına dayanılarak ... adına; 124 parsel sayılı taşınmaz, tarla niteliği ile yüzölçümü hanesi boş bırakılarak ve 438 nolu vergi kaydına dayanılarak ... adına tesbit edilmiştir. Orman Yönetimi, 21.10.1983 tarihli dilekçesi ile 111, 112, 113 ve 118 numaralı parsellerin orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece gerçek kişilerin davasının kabulü ile 111, 112, 113, 117, 118, 123 ve 124 parsel sayılı taşınmazların kararda belirtilen hisseler oranında ölü davacı ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; davalı (müdahil davacı) Orman Yönetimi ile Hazine tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08/11/2010 gün ve 2010/13380 - 13788 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Bir örneği dosyada bulunan orman kadastro haritasındaki orman sınır noktalarını birleştiren hat ile karara dayanak alınan ve mahallinde 26.04.2001 tarihinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen orman bilirkişi raporundaki tahdit haritası ile irtibatlı kroki ile iade kararı sonrasında alınan tahdit hattı ile irtibatlı krokide aynı noktaları birleştiren hat arasında açı, eğim, yön ve uzaklık bakımından benzerlik yoktur. Orman kadastro haritası ve tutanakları
ile hükme esas alınan bilirkişi krokisi çelişkili olup, mahkemece bu yön üzerinde durularak çelişki giderilmemiştir. Orman kadastro haritası ile çelişen bilirkişi rapor ve krokisine dayanılarak hüküm kurulamaz. Ayrıca, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1946 yılında 3116 sayılı Kanun hükümleri gereğince orman tahdidi yapıldığı anlaşılmakta olup mahkemece bu tahdide ilişkin tahdit belgeleri de getirtilerek usûlüne uygun olarak mahallinde uygulanmamıştır.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle yörede 1946 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerince yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek iki orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte kanun ve yönetmeliklerdeki esaslara uygun olarak orman tahdidine ilişkin belgeler uygulanıp sonucuna göre karar verilmelidir.
Kabule göre ise; çekişmeli 111, 112, 113, 117, 118, 123 ve 124 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümü haneleri açık bırakılarak sınırlandırılmış olduğu halde kadastro mahkemesince sicil oluşturmak zorunluluğu olduğu halde, taşınmazların yüzölçümleri haneleri doldurulmadan tescil hükmü oluşturulmasının usûl ve kanuna aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, Çukurca Köyü 112 sayılı parselin 3932,128 m2'sinin, 117 sayılı parselin 1387,553 m2'sinin ve 118 sayılı parselin 1827,459 m2'sinin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 111 sayılı parselin 4600 m2 olarak, 113 parselin 3300 m2 olarak, 123 sayılı parselin 1200 m2 olarak, 124 sayılı parselin 2400 m2 olarak ve orman haricinde kalan kısımları ile 112 parselin 20267,872 m2 olarak, 117 parselin 9412,447 m2 olarak, 118 sayılı parselin 10972,541 m2 olarak kararda belirtilen hisseler oranında ölü davacı ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı (müdahil davacı) Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1948 yılında 3116 sayılı Kanun gereğince yapılan orman kadastrosu ile yargılama sırasında yapılan ve 14.10.1976 tarihinde ilân edilen aplikasyon ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine 02/04/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.