MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ..., 07.12.1995 günlü dava dilekçesiyle .... Köyü 105 ada 1 nolu 2500,00 m² yüzölçümündeki tarla niteliğiyle davalı adına tapuda kayıtlı olan taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla tapusunun iptaliyle adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 16.12.1996 günlü 1996/13074 - 15589 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Orman tahdidinin kesinleştiği yerlerde bir yerin orman niteliğinin orman tahdit haritasının uygulanması suretiyle çözüleceğine, ... salt orman iddiası ile dava açtığına ve taşınmazın da tahdit sınırları dışında kaldığı anlaşıldığına göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulmasının usûl ve kanuna aykırı olduğu”na değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanuna esas olmak üzere 6831 sayılı Kanun gereğince yapılarak ilân sonucu 25.12.1992 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 13/06/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.