MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen Ek 4. madde gereğince yapılan kadastro çalışmalarında, Birlik Köyü 102 ada 6 nolu parsel, 2/B madde gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı gerekçesiyle 22893,88 m² yüzölçümünde ve tarla niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiş, tutanağın beyanlar hanesinde "2/B madde gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır ve parsel üzerinde fındık ağaçları ve iki katlı betonarme ev ve tavuk kümesi, 1968 doğumlu Temel oğlu Hami Türkcan'ın kullanımında olup kendisine aittir" şerhi bulunmaktadır.
Davacı ... Yönetimi, kadastro mahkemesine verdiği dilekçesinde, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdidinin içinde kaldığını iddia ederek, orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne; 102 ada 6 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına 2/B vasfıyla yapılan tesbitin iptaline, taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından yargılama giderlerine yönelik temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek 4. madde gereğince yapılan kullanım kadastrosu tesbitine itiraza ve tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde kesinleşen orman kadastrosu ve 04.09.1990 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 2/B madde çalışmaları bulunmaktadır.
Kural olarak; kadastro davaları, lehine tesbit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Dava, 3402 sayılı Kanunun Ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir. Davanın saptanan bu niteliğine göre husumetin taşınmazın tesbit maliki olan Hazine ile beraber, tutanağın beyanlar hanesinde lehine kullanım şerhi verilen kişi veya kişilere birlikte yöneltilmesi zorunludur. Ancak, davacı ... Yönetimi, sadece Hazineye husumet yöneltilerek eldeki davayı açmıştır. Mahkemece de, tutanağın beyanlar hanesinde lehine kullanım şerhi bulunan Hami Türkcan'ın davaya dahil edilmesi gerektiği düşünülmemiştir. Taraf teşkili davanın görülebilme koşullarından olup, mahkemece, re'sen (kendiliğinden) yapılması gereken işlemlerden olup; mahkemece, davanın eksik taraf teşkiliyle sonuçlandırılması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 13/06/2013 günü oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy