MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında .... Köyü 1773 parsel sayılı 42025 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir.
İtirazı tapulama komisyonunca reddedilen davacılar, taşınmazın değişik bölümlerinde zilyedliğe dayalı dava açmışlar; mahkemece davanın kısmen kabulü yolunda verilen karar, Hazine ve bir kısım davacılar tarafından temyiz edilmekle bozulmuştur.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 27/05/2004 gün ve 5348 - 6696 sayılı bozma kararında özetle; "Tespit bilirkişilerinin dinlenilmesi ve tüm komşu parsel tutanakları getirtilerek, bilirkişi raporlarının denetlenmesi, tespitten sonra doğan haklara ilişkin isteklerin mahkemenin görevi dışında olduğunun düşünülmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın 1990 tarihli memleket haritasında dahi çalılık niteliğinde olduğu ve kadastro tespitinin yapıldığı 1984 yılına kadar zilyedlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddi yolunda hüküm kurulmuş ise de hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda ve dairenin geri çevirme kararı sonrası düzenlenen ek rapordan, taşınmazın (K) işaretli 1065 m2 yüzölçümlü bölümünün memleket haritasında açık renkli orman sayılmayan alanda kaldığı, eğiminin % 9 civarında ve üzerinde 2 katlı ev, limon ve meyva ağaçları bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu bölüme komşu olan güneyde 1505 ilâ 1511 parsel sayılı taşınmazlar, kişiler adına tespit ve tescil edilmişler ve (K) işaretli bölümle bütünlük halindedirler. O halde, mahkemece (K) işaretli bölümün orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacılar yararına 3402 sayılı Kanunun 14. ve 17. maddelerinde yazılı taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gözönünde bulundurularak (K) bölümü yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, delillerin yanlış değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacıların çekişmeli 1773 parselin (K) işaretli bölümüne yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 11/06/2013 günü oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy