MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı hükmün; Dairemizin 25/09/2012 gün ve 2012/8912 E. - 2012/10596 K. sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya içindeki tüm belgeler incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında .... Mevkii, 214 ada 8 parsel sayılı 5991,94 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, dava dışı aynı köy aynı ada 7, 9 ve 10 sayılı parseller ile bir bütün halinde Haziran 1996 tarih ve 1 sıra numaralı tapu kaydı esas alınarak ... adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşlık ve çalılık niteliğinde olduğunu iddia ederek, tespitin iptali ve Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davacının davasının reddi ile... Köyü, 214 ada 8 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağındaki tespit gibi davalı adına tapuya tesciline, 2- Harçlar Kanunun 13/ j maddesi uyarınca davacı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3- Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4- Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümleri gereğince Hesaplanan 1.100.- TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5- Karar kesinleştiğinde dosyanın kesinleşme şerhli olarak ... Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş; davacı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine hüküm, Dairenin 25/09/2012 gün ve 2012/8912 E. - 2012/10596 K. sayılı ilâmıyla onanmış; bu kez, davacı Hazine tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlar temyiz aşamasında da ileri sürülmüştür.
Dairemiz kararı, karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi, usûl ve kanuna da uygun bulunduğundan, davacı Hazine vekilinin esasa ilişkin karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
Ancak; dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Dava reddedildiğine göre, Avukat ile temsil edilen davalı taraf lehine 3402 sayılı Kanunun 31/3. maddesine göre davanın önemi ve vekilin sarf ettiği emek dikkate alınarak maktu vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken AAÜT hükümleri gereğince belirlenen 1.100.- TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine karar verilmesi doğru değil ise de bu husus usûl ekonomisi yönünden hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.'nun 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirine
uymayan işin esasına ilişkin karar düzeltme isteğinin REDDİNE, Dairenin 25.9.2012 gün ve 2012/8912 E. - 2012/10596 K. sayılı ONAMA kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkemenin 24.03.2011 tarihli kararının 4. bendinin tamamen çıkartılarak yerine 4. bent olarak "Yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davalı gerçek kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 31/3. maddesindeki ilkeler gözönünde tutularak maktuan tayin ve takdir edilen 300.-TL maktu vekâlet ücretinin davacı Hazineden alınarak davalı gerçek kişiye verilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK'nın 438/7 maddesi gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA 11/11/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.