MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
... Beldesi, ... Mahallesi, 103 ada 1 parsel sayılı 3177515,78 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yörede 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi gereğince yapılan orman sınırlandırılması sırasında orman vasfı ile Hazine adına tesbit edilmiştir.
Davacı, tapu kayıtlarına dayanarak orman sınırları içinde bırakılan taşınmazının, ormanla ilgisinin bulunmadığı iddiasıyla tespitin iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 103 ada 1 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile (B) harfi ile gösterilen 3326,092 m² alanın kuru tarla vasfı ile davacı adına tapuya tesciline, (A) harfi ile gösterilen bölümün orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından talebin bu bakımdan reddine karar verilmiş; hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Yörede 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi gereğince yapılan orman sınırlandırılması 17/09/2009 – 16/10/2009 tarihleri arasında ilâna çıkarılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına göre, dava konusu 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın genel arazi kadastrosu sırasında orman niteliği ile Hazine adına tesbit yapılıp tutanağın itirazsız kesinleştiği, davacı ... tarafından yalnızca Orman Yönetimi hasım gösterilerek tapu iptali davası açıldığı anlaşılmaktadır. Tapu iptali davaları, kural olarak; tapu maliki ya da malikleri aleyhine açılır. Ormanların mülkiyeti Hazineye, kullanım hakkı Orman Yönetimine ait olup; somut olayda, asıl malik olan Hazinenin davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmadan işin esası incelenip yazılı olduğu gibi karar verilmesi usûl ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 12/11/2013 günü oy birliği ile karar verildi.