MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1975 yılında kesinleşen arazi kadastrosunda dava konusu 167 parsel numarası ile sınırlandırılmıştır. Davacı adına tapuda kayıtlı bulunan çekişmeli Boğazköy Köyü, 167 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 6831 sayılı Kanun gereğince yapılıp 2009 yılında kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması ile taşınmaz orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Daha sonra 3402 sayılı Kanunun Ek-4. maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında taşınmaz için tutanak tutulmayarak Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tasarruf Dairesi Başkanlığı'nın 2009 tarih ve 2009/15 sayılı genelgesi uyarınca, tapusunun beyanlar hanesine “Taşınmazın tamamı Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan sahada kalmaktadır” şeklinde şerh verilmiştir.
Davacı gerçek kişi, tapulu olan taşınmazının orman ile bir ilgisinin bulunmadığını iddia ederek, 2/B uygulamasının iptali ve önceki tapu gibi adına tescili istemiştir.
Kadastro mahkemesince, davanın görev yönünden reddine karar verilmiş ve dava dosyası görevli sulh hukuk mahkemesine aktarılmıştır.
Sulh hukuk mahkemesince, davanın feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Kanun gereğince yapılıp 28.08.2008 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına göre, mahkemece, davacının feragat etmiş olması nedeniyle, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm kurulmuş olması ve kendisini vekil ile temsil ettiren davalı Hazine lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hüküm fıkrasının birinci bendinin tamamen hükümden çıkartılarak, bunun yerine “Davanın feragat nedeniyle reddine” ibaresinin yazılması ve hüküm fıkrasının 2 ve 3. bentlerinin tamamen hükümden çıkarılarak, yerine "Davalı Hazine vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisine karşılık Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi uyarınca 600.00.- TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazine tarafına verilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.'nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 12/11/2013 günü oy birliği ile karar verildi.