MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Akçakışla Köyü, 135 ada 338 parsel sayılı 11078.39 m² yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfı ile Hazine adına tesbit edilmiştir.
Davacı ..., kadastro tesbitinin iptali ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi talebiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, dava konusu 135 ada 338 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının iptali ile fen bilirkişi Murat Ulu tarafından sunulan raporda (A1) ve (A2) ile gösterilen kısımların ifraz edilerek ayrı ayrı parsel numarası verilerek orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına geriye kalan 9582.62 m²'lik kısmın ise davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın davacı adına tesciline karar verilen bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen davacı yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, mahkemece kararda "kadastro tesbit tutanağının iptaline" denilmiş olması doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hükümde yer alan "kadastro tesbit tutanağının iptaline" cümlesi çıkartılarak yerine "kadastro tesbitinin iptaline" cümlesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.'nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA 05/11/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.