MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
3402 sayılı Kadastro Kanunu gereğince yapılan kadastro sırasında, ... Köyünde kain, 103 ada 22 parsel sayılı 202871,58 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden orman niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı gerçek kişi, kendisin atalarından kalıp halen zilyetliğinde bulunan 9797.72 m2'lik taşınmazın da dava konusu 103 ada 22 parsel içine alınarak orman yapıldığını, askı süresi içerisinde dava açılmadığından tespiti kesinleşen ve ... adına tescil edilen dava konusu yerin kendisi ve ailesi tarafından uzun yıllardır nizasız fasılasız kullandığını iddia ederek, dava konusu yaptığı bu bölüm için davalı Hazine adına yapılan tespitin iptalini ve adına tescil edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 103 ada, 22 nolu parselin 11/01/2012 tarihli fennî bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda (A) harfiyle gösterilen 9797.72 m2'lik bölümüne ait tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre orman tahdit çalışmalarına 1969 yılında başlanılmış, 10.11.1971 tarihinde kesinleşmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesine göre orman ve arazi kadastrosu yapılmış, 30 günlük kısmî ilân süresinde dava açılmadığından tespit 23.03.2009 tarihinde kesinleşmiş ve taşınmaz orman parseli sınırları içinde bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosuna, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen davacı yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 14/11/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy