MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ve davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
... Mahallesi 263 parsel sayılı taşınmaz, 1973 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında, tarla niteliği ile ... adına tesbit ve tescil edilmiş, daha sonra 06.01.2010 tarihinde davalı ...'e satılmıştır.
Davacı ... Yönetimi, 22.10.2012 tarihli dava dilekçesi ile, dava konusu 263 parsel sayılı taşınmazın, 03/09/1997 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman tahdit sınırlarının içinde kaldığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili, elatmanın önlenmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece; davalı ... aleyhine açılan davanın, dava şartı noksanlığı nedeniyle, HMK.'nun 114/d ve 115 maddeleri gereğince usûlden reddine,
Davalı ... aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının kabulü ile davaya konu Samsun İli, Canik İlçesi, Düvecik Mahallesinde bulunan 263 nolu parselin tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,
Davacının müdahalenin önlenmesi talebinin reddine,
karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan taşınmazın, tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına göre, davalılardan ...'in dava tarihinden önce dava konusu taşınmazı davalı ...'e sattığı ve davada taraf sıfatı bulunmadığı anlaşılarak hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesinde ve uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın orman tahdit hattı içinde kaldığı belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalıların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdıkları temyiz harcının istek halinde iadesine 09/12/2013 günü oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy