MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahil davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında .... Köyü 121 ada 34 parsel sayılı 15972,47 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, tarla niteliği ile davalı ... adına tesbit edilmiştir.
Davacılar, taşınmazın murisleri....'ya ait olduğunu, kendilerinin de miras hisseleri bulunduğunu iddia ederek; .... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tescili istemiyle dava açmıştır. Hazine, dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olduğunu, zilyetlikle kazanılamayacağını ileri sürerek, tesbitinin iptali ile Hazine adına tescili istemiyle davaya katılmıştır.
Mahkemece ... aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle, ... aleyhine açılan davanın esastan reddine, Hazinenin davasının reddine, çekişmeli parselin tesbit gibi davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm müdahil davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1994 yılında yapılarak 22/03/1996 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulama çalışmaları, daha sonra 6831 sayılı Kanunun 4999 sayılı Kanun ile değişik 9. maddesi kapsamında yapılarak 03/05/2011 tarihinde ilân edilen fennî hataların düzeltilmesi çalışmaları bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen davalı yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 06/05/2013
gününde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy