MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili 08.12.2010 tarihli dilekçesi ile; ... Köyü 898 parsel sayılı, 4200 m2 yüzölçümlü taşınmazın bir kısmının yörede 1972 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosuna göre orman sınırları içerisinde kalmasına karşın, 1978 yılında yapılan arazi kadastrosu ile davalı adına tesbit gördüğünü ve tesbitin kesinleşerek taşınmazın davalı adına tapuya tescil edildiğini belirterek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 31.10.2012 tarihli orman bilirkişisi ve 03.10.2012 tarihli fen bilirkişisi rapor ve ekleri krokilerde (A) harfi ile gösterilen 2152,49 m2'lik kısmın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile bu kısmın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptal ve tescile ilişkindir.
Yörede 18.09.1972 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ile 04.02.2005 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 2/B uygulaması bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu ise 1978 yılında yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümü dışındaki yerlerin orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 14/11/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy