MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında ... Köyü, 357 ada 18 parsel sayılı 1337,81 m²; 365 ada 6 parsel sayılı 1634,08 m² ve 365 ada 9 parsel sayılı 6965,13 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle davalılar adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, taşınmazların özel kanunlar gereği kamulaştırılan ve Hazineye ait olan 09.08.1947 tarih ve 6 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiası ile dava açmıştır.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, 357 ada 18 sayılı parselin dayanak tapu kaydı kapsamında kalmadığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu ve üzerinde davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle edinme koşullarının oluşuğu gerekçesiyle tespit gibi tesciline; 365 ada 6 ve 9 sayılı parsellerin orman içi açıklığı niteliğinde olduğunun belirlendiği gerekçesiyle tespitinin iptaline, orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından 357 ada 18 sayılı parsele, davalılar tarafından ise 365 ada 6 ve 9 sayılı parsellere yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılan ve 02.02.2001 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1) Davacı Hazinenin 357 ada 18 parsele yönelik temyiz itirazları yönünden;
Mahkemece, yöntemince yapılan araştırma ve inceleme neticesinde çekişmeli 357 ada 18 sayılı parselin davacı Hazinenin dayandığı devletleştirme ile oluşan Ağustos 1947 tarih ve 6 sıra numaralı tapu kaydı kapsamı dışında kaldığı belirlenmiş olmasına göre, davacı Hazinenin bu parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davalıların 365 ada 6 ve 9 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Hazine tarafından, çekişmeli taşınmazların devletleştirme ile oluşan Ağustos 1947 tarih ve 6 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiasıyla dava açıldığı, 6831 sayılı Kanunun 17/2 maddesi kapsamında orman içi açıklık niteliğinde olduğu iddiasıyla açılmış bir dava bulunmadığı ve davanın, 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi uyarınca Kadastro Hâkiminin re'sen araştırma yapmasını gerektirir dava niteliğini de taşımadığı, HMK.'nın 26. (HMUK md.74.) maddesi uyarınca talepten fazlaya hükmedilemeyeceği dikkate alındığında, orman içi açıklık konusu re'sen gözetilemeyeceğinden (HGK.'nın 03.04.2013 gün ve 20/871 E.- 420 K. sayılı kararı), devletleştirme ile oluşan tapunun dışında kaldığı belirlenen taşınmazlara yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda bir numaralı bentde açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin 357 ada 18 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu parsel yönünden hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanunun 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
2) İki numaralı bentde açıklanan nedenlerle; davalıların 365 ada 6 ve 9 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu parseller yönünden hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine 16/12/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy